Blog Listem

20 Nisan 2009 Pazartesi

kardelenler


Kardeşlik ormanı
Yürüyorum,
Yürüdüğüm uzun yol boyunca düşünmek.
Zamanı anlamak, günleri birer, birer saymak…
Aşk yangınına varip, deniz ilkbaharını düşünmek.
Ezilenlerin direnç gücüyle tümleşmek, hoyratlığı bir yere koymak…
Doğan güneşi, gökte kayan yıldızları seyretmek.
Ölümün başka bir biçimini bulup bulmadığını anlayıp, yeryüzünün aydınlık yüzlerinin yanında olmak…
Yaşama ilişkin ne varsa toplamak!...
Mevsimlerin gizli güzelliğine saklanan içimizdeki çocukla saatlerce konuşup dertleşmek…

Kardeşlik ormanına dalıp gölgelerin eşliğinde yürüyor gibiyim…
Ve ben yine düşünüyorum bu saatlerde…
Yıllar örtünmüş gidiyor işte… Hayatın renk, renk sayfalarına çocuk gözleri düşüyor önüme siyah, kahverengi… Kardelen çiçekleri…
Ezilenlerin direnci ve gücü…
Saat kaç sizin oralarda? Çocuklar uyudu mu yoksa?
Bir yarım sesle haykırma, bir çığlık, bir korku, dehşet!
Bir kız çocuğu durmadan ağlıyor yine…
Kimi çiçek zorda açar…
Kayalık dağ yamacında, kızgın çöl kuraklığında, pis kokulu bataklıkta, ulu bir ormanın kuytu karanlığında, hiç umulmadık bir yerde rastladığım çiçek, zindanın dibinde bembeyaz dişleriyle gülümseyen umut gibi kardelen çiçekleri…

Karanlıkla aydınlığın mücadelesi hiç bunca açık seçik olmamıştı
Laikliğin ve demokrasinin anavatanı Avrupa’da bu iki kavramın benimsenip bir yaşam biçimine dönüşme süreci 500 yılda dan çok sürmüştür.
Papalığa baş kaldıran Martin Luther. 1500 yılında ortaya çıkabildi…
Aydınlanma…
Bilimsel Devrim…
18. yüzyıl toplumunda bile nice kanlı kavgalar yaşandı, çatışma 1789’da insan hakları bildirgesinden sonra da durmadı.
1923 yılında Atatürk devrimleriyle çağdaşlaşan Türkiye
1950’ li yıllarda Amerika’da yaşanan Mc Carthy olayları, demokratik bir ülkede siyaseti, devlet mekanizmasını ve medyayı kullanarak çamur atma, karalama yoluyla insanları haksız yere itham eden ve suçsuzları cezalandıran, toplumun temel hak ve özgürlüklerini zedeleyen, demokrasiyi istismar ederek bütün toplumu baskı altına alan antidemokratik bir uygulamanın adı.
Üzerinden yarım yüzyıl geçtikten sonra bu korkunç uygulama artık tüm çıplaklığı ile ortada.
Siyaset, istihbarat ve medya. Hele bunlara bir de yargıyı eklerseniz…
Ergenekon karşıdevriminin 12. dalgası eylemin maskesini büsbütün düşürmüş, kimliğini gözler önüne seriyor…
Türkan Saylan’ın Arnavut köy’deki evinin penceresindeki görüntüsü geliyor aklıma…
Kendisi şu an hastanede sevgiyi damardan alıyor…
Sonra Güneydoğu’ da “Kardelen çiçeklerine” benzeyen kız çocukları “baba beni okula gönder” kampanyası…
Çağdaş yaşamı destekleme derneği ve Çağdaş Eğitim Vakfı…
2000 yılında benim de kurucuları arasında bulunduğum ve yönetim kurulu üyeliği yaptığım “BACEV”…
İlk verdiğimiz burslar, ilk mezunlarımız, resim kursu verdiğim ilk kardelenler…
Yetişen hepsi birer yurtsever olan çocuklar…
Birden o zaman verilen şilti görmek istiyor gözlerim… Resimleri…
Sanıyorlar ki… Toplum susacak…
Sanıyorlar ki bu kardelen çiçekleri kuruyacak…
Atılan bunca iftira, karalama bir gün yargının bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü karşısında yenik düşecek…
Dylan Thomas’ın dizeleri geliyor aklıma
“ Gel gitme usulca iyi geceye
Bağır, bağır öfkeyle ışığın tükenişine…”
Susacak mıyız, her zaman olduğu gibi?
Bir süre sonra acının tarihini, ölümleri, tutuklanmaları unutacak mıyız?
Umutsuz ve kaygılı
Bir yüreğin dünya üstünde dolaştığını düşünün…
Öfkenin çoğalması umut olur kimi zamanlar…
Ve umutlarınızı sıcak tutun…

resim : nihal umutlu 1990

3 yorum:

MAVİANNE dedi ki...

çok hoş tebrikler

atesinsesi dedi ki...

anıların derin boşluğunda
sesinin melalini paramparça ediyor bu çağ
ve kaplıyor göğü derin bir karanlıkla
ki yıldız gözlerin
uzak ve yitik sabahıma
esrik ve de...

karaderibeyazmaske dedi ki...

Sevgili Nehir,
Blog sayfanı dolasırken yukarıdaki şiirsel yazını cımbızlamak geldi içimden...
"1923 yılında Atatürk devrimleriyle çağdaşlaşan Türkiye"

Evet dostum, okul sıralarında dayatılan resmi tarih tezleri mi bize böylesi ezberi yineleten?
Hangi Atatürk devrimleri?
Hangi çağdaş Türkiye?
Devri ne demek?
Çağdaşlık ne demek?
türünden bir yığın soruyu da beraberinde getiriyor ister istemez..
Bu gün bu ezberi hazmedememe durumu değil mi Erkenekonları yaratan?
Daha geniş bir alanda ilk fırsatta tartışma umuduyla
sevgiylekal
VKemal