Blog Listem

20 Temmuz 2010 Salı

Kalbim Ege'de kaldı


KALBİM EGE’DE KALDI

Umutsuzluğa doğan çocukları sonra irdeleriz... .
Kefeni yırtma hayali bile gökteki yıldızlar kadar yüksek olanların
Göğüslerindeki ateşi korkuyla söndürebilir misiniz?
Korku!...Korkuyu sonra tartışırız...
Referandumun sonucunu da sonra düşünürüz
Zifiri karanlıkta yürüyenlerin gecesi daha da kararmaz nasıl olsa!
İstemediklerimizle cennetlerimizi ayırmıyoruz sonuçta.
Bölüşürsek, hepimizin payına aynı kâbustan bir parça düşecek.
‘Herkes kendi cehennemine’ giderse, kendi cennetinde rahat uyuyabileceğini mi sanır insanlar diye sonra sorarız…
Siyaset yok.
Gazete okumuyorum.
Haberlerden haberim yok.
İş yapmıyorum
Yaşasın tatil.
Tatili seviyorum...
Perşembe günü başlayan 3 günlük tatilimin
İlk durağı yine gönlümün sultanı Çeşme.
Bir cennetin beton yığınlarıyla yavaş yavaş, çekilmez hale döndürülmeye başlandığı
Çeşme
İzmir’lilikten çıkıp
İstanbul’luların istilasından nasibini hızla almakta olan güzel ilçe.
Çeşme’nin güzellikleri herkesi gaza getirmiş olacak ki, plajlar parsellenmiş.
Alışveriş etmek, pazarında yürümek. Denizine de girmek mümkün değil
Bu bir medeniyet değil. Sanki doğa ve para katliamı.
Ancak itiraf etmeliyim; Güzellik aynı ama orta direk İzmir’lilerin tatil yeri olmaktan çıkıp mutlu azınlık olan İstanbul’luların cebine göre bir tatil yeri olmuş artık Çeşme.
2. durak Ildır
Bir zamanların "Litri" adıyla anılan Rum Köyü,
1924'te Rumların yöreden ayrılmasıyla Ildırı adıyla Türk Köyü olmuş.
Selanik'ten gelen Türklerin önce Dalyan'a gelip bir süre kalması ve ardından tarım için Aleon deresini keşfetmesi ile Türk Köyü olarak gelişmiş.
Saniyede 500 litrelik yüksek debili kaynak suyu ile yetiştirilen sebzeler lezzetiyle ün kazanmış
Özellikle Türkiye'nin en iyi enginarı burada yetişir yer olmuş.
Birçok adası var
Toplam 28 ada içinde en tanınmış olanları Çelebi, Küçük Adalar, Yassı Ada, Sarı Ada,Taş Adaları, Eşek Adası, Karabağ...

Akşamüstü, güneş batıyor… Günün en sevdiğim, beni sevdalandıran saati.
Yüreğimi koyduğum bütün kâğıt kayıklarımı yolluyorum batan güneşe

Uzun beyaz köpüklü dalgalarla,
Kâğıttan kayıklar yaptık…
Geride bıraktığımız kocaman
Yalnız bir yürek değil mi diyerek
Yelkenlerimiz rüzgârlarla aşk doldu
Rotamız maviyle sevda oldu…
Seyir defterimizin
İlk satırları merhaba umut oldu
Satırlarım aklıma geliyor, usulcacık sıcak bir nefes gibi.
Mırıldanıyorum. Batan güneşe… Esen rüzgâra…

Karşımda Çelebi adası güneşin altında mavi denizin üstünde sanki bir kolye.
Ildırı’da bulunan Eritrai Antik Kenti M.Ö. 3000 li yıllarda Girit Kiralı ERYTHOROS tarafından kurulmuş.
Kent Toprağının kırmızı olması nedeniyle "KIZIL KENT" anlamında da İsimlendirilmiş. 1336 Yılında Caka Bey' den sonra Türk egemenliğine girmiş.
16. yüz yıl dan sonra Kentin ismi İlderen sonra da ILDIRI halini almış.
Köy alanında Athena Tapınağı kalıntıları, kilise, tiyatro, devlet agorası, tapınak biçimli mezar anıtı, Helenistik çağı villası, Roma villası, Megaron biçimli evler, Herakles tapınak yeri kent duvarları, soyunma odaları, sunak görülebilecek yerler arasında yer alıyor.
Antik kentte yapılan gezi sırasında gördüğümüz Athena Tapınağı duvarlarıysa Arkaik Devri panogral yapı, çok köşeli duvar taşları ile inşa edilen depreme dayanıklı, yıllara meydan okurcasına hala ayakta duruyor.
Antik kent akropolünde M.Ö. 6. yy da Athena Tapınağında bronz kadın heykeli bulunmuş. 80 cm boyundaki heykel, İzmir Arkoloji Müzesi'nde sergileniyor. Şu anda.
Erythrai sahilinde yer alan görkemli mozaikler ise büyük bir yapının tabanına döşenmiş. Üç panonun kapalı birinin açık olduğu mozaikler saray kalıntısı yanında, kenti çevreleyen dört kilometrelik duvarın bir bölümü ve hamam kalıntıları da görülebiliyor.
Burcu burcu Kültür ve medeniyet kokan yörenin en güzel ve doğal özellikleri birinci derecede rüzgarı, güneşi, bol oksijeni, denizi, enginarı, kekiği, zeytinyağı ve balık ürünleri.
Köydeki koyda bulunan balık lokantasında balığınızı yerken kulağınızda “kalbim Ege’de kaldı” şarkısı, gözlerinizde denizin laciverdi, yüreğinizde anılar sizi dünyanın bu güzel köşesinde olmanın mutluluğunu ve hazzını yaşatıyor…
Bir elimde defne… Bir elimde sevdan… Kalbim Ege'de kaldı…

Çeşme Yarımadasının yüksek ve rüzgârlı bir tepesine sahip Ildırı'da, Ege'nin lacivert denizine uzanan panoramik manzara gözleri dinlendirmeye neden olurken bölgedeki bitki dokusu arasında dikkat çeken bir yaprak türüne de rastlayabilirsiniz…
Özellikle Akropolü dolaşırken bolca rastlanan bitki türünde alışa geldiği üzere daldan yaprak çıkması yerine bitki sapının yaprakların ortasından çıkması…! Ayrı bir zenginlik.
Böylesine bir yerde başka ne düşünülebilir ki?
Umut veriyor bana; bir el fenerinin cılız ışığı, bir şafak ümidi.
Ve ardından dizeler

Aşklar ve kentler birlikte yaşar
Birlikte soluk alır eski fotoğraflar da bile
İkiye bölebilir misiniz hasreti
Bir şarkıyı maviye sevinci
Ayrı koyarsanız İzmir'le İzmirliyi
Kırılır tuz-buz olurlar billurlar gibi

Dinçer Sümer.... düşlerinizdeki tatiller gerçek olsun