
UMMAK
Eylül'de deniz uyur
Adeta birkaç ay sonra gelecek azgın dalgaları karşılamaya hazırlığa geçmiştir.
Uyuyan maviliğe baktığımda, gökyüzündeki yıldızların, bir gece önce şafak sökerken ışık seli gibi denize aktığını ve şu anda onların bana göz kırptığını düşündüm…
Yannis Ritsos’un göklerine inanırdım önceleri ve denizlerin derinliğine…
Kul değil birey olmanın değerine…
Birey olmak anılarda kaldı, kulluk ise yaşam biçimi şimdi…
Adeta birkaç ay sonra gelecek azgın dalgaları karşılamaya hazırlığa geçmiştir.
Uyuyan maviliğe baktığımda, gökyüzündeki yıldızların, bir gece önce şafak sökerken ışık seli gibi denize aktığını ve şu anda onların bana göz kırptığını düşündüm…
Yannis Ritsos’un göklerine inanırdım önceleri ve denizlerin derinliğine…
Kul değil birey olmanın değerine…
Birey olmak anılarda kaldı, kulluk ise yaşam biçimi şimdi…
Aslında karamsar bir yazı yazmak istemiyorum. Umut olmalı her defasında….
Bizler sanatçı tarafımızda oldukça duygusal insanlarız, bunu pek kabul etmesekte kızdık mı alevlenir hemen yılgınlığa düşer, darılır küsüveririz…
Referandumun sonuçları belli olunca da aynı duygulara kapılmadık mı?
Bizler sanatçı tarafımızda oldukça duygusal insanlarız, bunu pek kabul etmesekte kızdık mı alevlenir hemen yılgınlığa düşer, darılır küsüveririz…
Referandumun sonuçları belli olunca da aynı duygulara kapılmadık mı?
Sonrasında gelişen söylemler ise beni daha çok hayretten hayrete düşürüyor aslında…
Ve ülkenin yarısına yakınını üzgün, karamsar, bezgin görüyorum...
Oysa her yönüyle adeta” liderler yarışına” dönüşen “sivil toplumsuz bir referandum”a karşı halkın tümüyle üzgün ve hatta tepkili olduğunu görebilirsek, işte o zaman demokrasiyle tanışmış ve umut ediyor olmayacakmıyız?
Ve ülkenin yarısına yakınını üzgün, karamsar, bezgin görüyorum...
Oysa her yönüyle adeta” liderler yarışına” dönüşen “sivil toplumsuz bir referandum”a karşı halkın tümüyle üzgün ve hatta tepkili olduğunu görebilirsek, işte o zaman demokrasiyle tanışmış ve umut ediyor olmayacakmıyız?
Bir seçim yarışına dönüştürülen referandum da neye evet, neye hayır dendiği yeterince kavranılmadan insanların sandığa gitmesi; tarihimizde nasıl geçecek gelecek kuşaklara, bunu nasıl değerlendirecekler bilemem!
Düşünelim şöyle bir....
12 Eylül’de nice acılar çekmiş, gurbette ömür tüketmiş devrimci bir ailenin çocuğu ..
Sol görüşlü olduğu için oradan oraya tayin dilmiş sürgünlerde yıpranmış idealist bir öğretmen,..
Milliyetçi, görüşlerinden dolayı hor görülmüş zorluk çekmiş bir aile babası…
Kürt olduğu için kendini sisteme tam olarak dahil hissedememiş, ayrı düşmüş bir entelektüel…
Alevi olduğu için önyargılara maruz kalmış bir kadın… Ve çoğaltılacak bir çok örneklerin... düşüncelerini kapsıyor mu çıkan sonuçlar sizce?…
O yüzden kimimiz kırgın, kimimiz kızgın, kimimiz karamsar kimiz hırçın… Ortaya çıkan tabloyu nasıl yorumlamak gerektiği konusunda bir bölünme yaşıyoruz...
Düşünelim şöyle bir....
12 Eylül’de nice acılar çekmiş, gurbette ömür tüketmiş devrimci bir ailenin çocuğu ..
Sol görüşlü olduğu için oradan oraya tayin dilmiş sürgünlerde yıpranmış idealist bir öğretmen,..
Milliyetçi, görüşlerinden dolayı hor görülmüş zorluk çekmiş bir aile babası…
Kürt olduğu için kendini sisteme tam olarak dahil hissedememiş, ayrı düşmüş bir entelektüel…
Alevi olduğu için önyargılara maruz kalmış bir kadın… Ve çoğaltılacak bir çok örneklerin... düşüncelerini kapsıyor mu çıkan sonuçlar sizce?…
O yüzden kimimiz kırgın, kimimiz kızgın, kimimiz karamsar kimiz hırçın… Ortaya çıkan tabloyu nasıl yorumlamak gerektiği konusunda bir bölünme yaşıyoruz...
Bu sonuçlarda birincil olarak belirleyici olan bölgelerdeki insanların eğitim/okulluluk düzeyi sanırım...Düzey düştükçe evet oranı artıyor. Öte yanda sanayileşmenin insanların siyasal bilincini bire bir etkilemediği gerçeğide ortaya çıkıyor...
Bilinçlenme kendiliğinden gelişen bir süreç olmadığına göre, bu kentlere bilinçliliği taşımak örgütlü bilinçli insanlara düşüyor...Tutsaklaştırılmış geniş kitleleri özgürleştirmek için neler yapılabilirliği tartışılmalı artık...
Bilinçlenme kendiliğinden gelişen bir süreç olmadığına göre, bu kentlere bilinçliliği taşımak örgütlü bilinçli insanlara düşüyor...Tutsaklaştırılmış geniş kitleleri özgürleştirmek için neler yapılabilirliği tartışılmalı artık...
Heyecensız, amaçsız köhneleşmiş kadrolar, Cumhuriyet düşmanlığına, inanç sömürüsüne, cemeatleştirilmeye, çağdışı düşüncelere, Silivri zulumlerine, vatanın parçalanmasına göz yummaya, yolsuzluklara, tanımımızın, doğal zenginliklerimizin yok edilmesine karşı neler yapılabileceğini bilmiyorsa onlara bunu gösterecek, onları hareketlendirecek, güven ve heyecan verecek ileriyi gören kadrolara ihtiyaç yok mu?...
Yaşamın kapısını kapatmamak gerekiyor, kapıyı aralık bırakmak ve hep ummak...
Uzayıp giden özlemleri....Sevinci ve tutkuyu....İnsan olmanın onurunu...Demokrasinin ve özgürlüklerin geliştirilmesini...
Yaşamın kapısını kapatmamak gerekiyor, kapıyı aralık bırakmak ve hep ummak...
Uzayıp giden özlemleri....Sevinci ve tutkuyu....İnsan olmanın onurunu...Demokrasinin ve özgürlüklerin geliştirilmesini...
“Yaşamak ummaktır.
Yeşil yapraklar umar
şu beli bükülmüş ağaç.
yelkenler, rüzgar umar.
Bir kız tanırım, sarışın,
sevgilisini esmer umar.
Ummaktır Yaşamak,
Zaman bizim Dostumuzdur,
Unutma en az hürriyet kadar...”
Yeşil yapraklar umar
şu beli bükülmüş ağaç.
yelkenler, rüzgar umar.
Bir kız tanırım, sarışın,
sevgilisini esmer umar.
Ummaktır Yaşamak,
Zaman bizim Dostumuzdur,
Unutma en az hürriyet kadar...”
Diyor Suat Taşer “umut” adlı şiirinde
Ve bende diyorum ki...Yurdumun güzel insanlarına ...Öfkenin çoğalması umut olur kimi zamanlar.... Ve bilin ki ...Umut ettiğiniz kadar yaşarsınız!...
görsel: Volkan Kemal
Ve bende diyorum ki...Yurdumun güzel insanlarına ...Öfkenin çoğalması umut olur kimi zamanlar.... Ve bilin ki ...Umut ettiğiniz kadar yaşarsınız!...
görsel: Volkan Kemal
4 yorum:
yinede umut
yinede umut
yinede umut
bunu gerektirir eylül olmak
ve
her bulanıklık durulmanın doğum sancısıdır; dizleri yerde, tırnakları toprakta...
umut
sadece umut
um...
Sevgili ahmet:
güzel sözlerin için çok teşekkürler...
Bu sözleri haketme çabasındayım her an...
sevgiler ve umutlar sana...
Kırlangıç...
umut evet...umut
)) teşekkürler...
eylül'ün ise umutlu olduğu doğru....
kaç bin yıl geçmiş
son yağmur mevsiminin üstünden?
yağsana,
adına yakışsana
eylül...
Yorum Gönder