Blog Listem
20 Eylül 2011 Salı
yeniden
Yeniden
gözlerimi istedi,
dünya benim…
yüz yapraklı sarıçiçeğin mor ateşinde.
buz kesti bedenim sonra.
denize takıldı gözbebeklerim
iki dal arasına gerilmiş mavi çaput
yıkana yıkana iplikleri çıkmış su kumaşı
yorulmuş keten parcası
doğuştan kavgaya mecbur
dili cehennemlik, kalbi cennetlik
kuyruklu yıldız oldum…
en sonunda!.....
...
Ah!... gönlümün saçları dalgalanıyor
rüyalarımda her yüzyılım bir kadın olmuş
düzlüklerde topluca dans ediyor…
düşüncelerim pıhtılaşarak
alnımda…
çekilip gitmek zorunda kalırsam / bir gün
küçülüp giden, aslı başka yerde
bu kalbi bulmak
görevin olur mu senin?
taşlara, güneşe sığınıp otursam
zaman fışkırır mı kuş cıvıltıları gibi
yoksa!
su yolu gibi gök yolu da kapanır mı buralarda
koltuğa oturtsam hayatı/mızı
denizlerle dağların arasına asfalt döksem
bağışlar mı melekler
...
dinleyip, duyan olsan susup baksan…
yürüse/n/m
soluğumu kim çeker içine
bir sözle yok olan bu şehri, yıldızı/mı, güneşi/ni, denizi/mizi
karıştırsak birbirine
düşünce boşluğuna savuramaz mısın?
dut ağaçlarını, ceviz ağaçlarını indirsem gökten
rüzgarımı versem sana ellerimle
dalgalarımı düzene koysam
gözümü, bakışlarımı kirpiklerime takıp, saygıyla
bağlanacağım
sana……
desem
...
mor ateşini sıçratıp üstüme…
annemin sızısı gibi yakar mısın?
Yeniden
20/09/2011
görsel:ve şiir: n.i
60x45 yağlıboya 1994
dilek ağaçları serisi /mavi umudumu mora bağladım.....
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

2 yorum:
"doğuştan kavgaya mecbur
dili cehennemlik, kalbi cennetlik
kuyruklu yıldız oldum…
en sonunda!..."
Sanki beni tarif ediyor bu sözler. Çok beğendim.
teşekkürler ali bey; okuduğumuz her satırda kendimizi bulmak ayrı bir zevk bende kendimi bulduğum satırları daha bir severek okuyorum...dostluk ve ışıkla...
Yorum Gönder