Blog Listem

30 Mayıs 2008 Cuma


Bugün kuşların yaş günü
Toplumun ortasından ekranlara, insan fotoğraflarına bakmaya çalışmak.
İçi boşaltılan kavramların gerçek anlamlarını, düşüncede ifade özgürlüğüyle, ülkenin farklı renklerini yansıtırken farklı resimler çizmek.
Bazen Yunus’ça,
Bazen çağdaş ozanlar gibi.
Doğruluğun, dürüst olmanın simgesiyle, sanatın sevgi ve özgürlükle insanı aştığı her yerde coşturan tiyatroda, düşündüren resimde, uçuşan balerinin adımlarında yüreğinizde güzellikler için hep bir yeri saklı tutun.
Bir çoklarının gülüp geçeceği minik duyarlılıklardan volkanik bir dünya yaratabiliyorsanız ne mutlu size. İnsanın geleceğe ilişkin düşlerini yok etmek onun her şeyini elinden almaktır.
Düşleri yok edilmiş insan köleleşmiş zavallılaştırılmıştır.
Düşlerinizden ve sanattan uzaklaşmayın sakın bu arada yaşamdan da!...
Hani insanın içi sıkılır, hiçbir şeyin avutamadığı zaman gelir ya… İşte öyle zamanlarda, sanattan medet umun, güzel bir şiir belki o anki sıkıntınızı uçurup yok edecektir çoğu zaman.
Her zaman mutlu olmak, bu mümkünmü dür acaba?
Sizce?
Bana göre imkansız, ve çok zor. Hatta Öğrencilik yıllarımda hocalarımdan birine sormuştum.
“ İstediğim okulda, istediğim dalda, okuyorum. Bakınca diğer insanlara göre mutsuz olmak için hiçbir sebep yokken, ben mutsuzum neden?” diye. Bana verdiği cevap hayata bakışımı değiştirdi bir anlamda…
Bir şeyler üreten, yaratan ve dünyanın gerçeklerinden, zorluklarından haberdar olup, olaylara taraf olabilen insanların sözde “ mutlu” olabilmesine imkan var mı? “ Sen mutsuzluğunla barışık olup, ben farklı bir insanım diyerek yaşayacaksın.” Demişti.
O günden sonra gerçekten mutsuz olmak gibi bir dedim olmadı. Çünkü biliyordum ki uzun çizgilerin, sonundaki noktalardır mutluluk, ve bir andır. Gelip geçici…
Uzun çizgileri bir nokta koymak için yaşar, koyar ve tekrar çizgilere dönersiniz…
Olsun, biz gene yaratmaya, resmetmeye, şiir okumaya devam edelim.
Çünkü hem bir yolun sonundayız, hem de yeni bir yolun başlangıcında. Ama belki hiçbir zaman bu yeni yolu kavrayamayacaktır hiç kimse, hep o eski yol sürüp gidecektir.
Ama bu olası mı?
Hayır değil. Yoksa sanat olmazdı. Yalnız sanat değil bilimde olmazdı.
Karanlığın içinde ışığı arayandır sanatçı.
Yaşamın içindeki gerçeği bulup çıkarandır.
Gözler önüne serendir.
“Plastik sanatlar, hiçbir zaman dünyayı görmekten doğmaz, dünyayı yapmaktan doğar.” Der Malraux
Örneğin Van-Gogh’da dünyaya bakan ve gören, resminde bu gördüğü algıladığı dünyadan yola çıkarak yepyeni, özgün, kişisel bir dünya yaratan sanatçılardandır.
Tüm büyük ressamlar gibi.
Ölümü değil, yaşamı arıyordur.
Mutsuzluğu değil, mutluluğu arıyordur.
Ama yaşamı, sevinci, mutluluğu bilmiyordur.
Oysa her yarattığı resim bir sevinç, mutluluktur. Gerçek sevinç ve mutluluğun elde edilmiş sevinç, mutluluk olduğunu bilmeyen mi var…
Ödemek gerektir sevinci de, mutluluğu da, aşkı da hatta ölümü bile.
Kendine inancı olmadığı için lanetler kendini yaşamı boyunca “ Hiçbir zaman, hiçbir konuda yararlı, başarılı bir şeyler yapamayacağım.”
Bu satırları yazdığında, aslında ardında 500 resim vardır. Sağa sola dağılmış, hiçbir alıcı bulamamış 500 yüzden fazla resim der Ferit Edgü.
İşte benim de sıkıntımın beni aştığı, hiçbir şeyin avutmadığı, bir günde içimi aydınlatan, bir kere daha “ iyi ki duyarlı insanlar ve sanatçılar varsınız!...” dediğim bir şiir okudum birden.
Bu kartı sana Paris’ten atıyorum
Bugün mavinin ayrı bir havası,
Bugün rüzgarın özel bir şıklığı var.
Bugün kuşların, yaş günü çünkü sevgilim.
***
Bugün kuşlarla senden,
Senin o çok efkarlı ellerinden, konuştuk uzun, uzun…
Bugün kuşlarla senin resmini çizdik.
Bütün karakol duvarlarına
**
Biraz sandviç yedik,
Biraz su içtik,
Seni düşünerek.
Allah’ına kadar fırlamaydık anlayacağın
**
Bugün kuşların yaş günü çünkü sevgilim.
Bugün kuşlara senin,
Resmini armağan ettim.
Evet, Küçük İskender’in Çakıl Taşları adlı şiirindendi bu satırlar. Tamamıyla farklı, kendine özgün yolunu çizmiş şairlerimizden. Zannederim beni olduğu kadar sizi de rahatlatmış ve gülümsetmiştir.
Yüzünüzden gülümseme, yüreğinizden umut ve sevgi, aklınızdan düşleriniz eksik olmasın .
Düşçe kalın.

Hiç yorum yok: