
Zengin altın madenlerinin fakir bekçileri.
Hava birden soğudu,
Yağmur yağıyor
Kimi düşler, zamansız mevsimler içinde sevdanın yerini alır. Duygular insan yüreğinin kıvrımlarında anlamsız yakarışların soluğuyla hareketlenir.
Nisan Baharın müjdecisidir.
Nisan bir şarkıdır.
Nisan bir kavgadır,
Yağmurla güneşin kavgası
Nisan tutkudur.
Nisan heyecan, hüzün ve mutluluktur.
Yüzlerini güneşe döndüren çiçekleri, büyük bir yarışla patlayan ağaçları, neredeyse boşlukta kalan uçurum kıyıları bir izdüşümünü yaratır doğaya.
Biraz bahar coşkusun dan bahsedeyim dedim yazımın başında. Bahar gelmek için kimseden izin istemez ne de olsa.
Kafese kapatılmış bir kuş bahar geldi mi, yapacağı bir şey olduğunu çok iyi bilir,ama yapabilecek durumda değildir.
Der ki “öteki kuşlar dallarda yuva kuruyor, yumurtluyor, yavrularını yetiştiriyor.”
Ve başını kafesin çubuklarına vurur da vurur. Kafes olduğu yerde kalır. Kuş acıdan deliye döner.
Evet… yapacağı bir şey olduğunu bilen ve yapabilecek durumda olan insanlara geçmek istiyorum buradan.
Kaz Dağları’ndaki madencilik çalışmalarına karşı çıkan binlerce yurttaş, yörelerinin talan edilmesine izin vermeyeceklerini bir kez daha ilan etti.
Çanakkale Cumhuriyet Meydan’nında bir araya gelen yurttaşlar küresel sermaye ve yerli ortakları tarafından talan edilmek istenen Kaz dağları ve çevresinin sahipsiz olmadığını bildirdiler. Türkiye’nin dört bir tarafından gelerek Çanakkale’de buluşan kalabalık “Kaz dağları vatan, kimdir bunu satan” sloganları atarak yurdunu, yerini, çevresini koruma vurgusunu yaptı.
Çanakkale’ye İzmir yönünden gelen otobüslere şehre giriş izni verilmediği için katılımcılar yaklaşık 5 km’lik mesafeyi yürümek durumunda kaldılar.
Yağan yağmur kalabalık kitlenin coşkusuna engel olamadı. Köylü kadınlar yöresel kıyafetleriyle il merkezinde toplanırken yurttaşlarda üzerlerinde “Sağlıklı temiz bir çevrede yaşamak istiyorum.” Yazılı döviz taşıyordu.
Kaz Dağları; Oksijen Deposu, Yurdumuzun en güzel havasına, doğasına açılan penceresi
Kaz Dağları; Mitolojik tanrıların yaşadığı yer olarak kabul edilen doğa parçası.
Kaz Dağları; Zeus altar’ın dan bakıldığında, insanlara yeniden doğduğunu hissettiren dünya harikası
“Zeus Altar’ı” buranın Tanrılara kurbanlar sunmak üzere yapılmış bir sunak olduğu söylenir. Homeros’un İlyada Destanın da (Zeus’un tapınağı) kokulu sunağı, diye sözettiği, ve İda’da olduğunu söylediği sunaktan kalmış bir parçada olabilir. Diyor tarih sayfaları.
Tüm Edremit Körfezi, Ayvalık, Midilli’nin göründüğü yer. İnsanın kendini Zeus zannettiği yer burası olsa gerek.
90’lı yıllardı, resim çalışmalarımın en yoğun olduğu, sergilerimin ard, arda açıldığı yıllar. Gece gündüz atölyem de sergilere yetiştirmek için resim yapıyorum. Bir gece ressam arkadaşlarla la otururken, aklımıza birden sabah güneşini Kaz Dağlarından seyretme fikri geldi. Yola çıktık. Sabaha karşı 6-7 sıralarında Kaz dağları’nın tepesinde Zeus Altar’ının oradan, mavi bir örtüyü yırtarcasına çıkan alev topunu seyrediyorduk hep birlikte. An be an, dakika dakika, o güzel havada, o güzel mekanda herkes kendi dünyasını, rüyasını yaşıyordu. Tabii aşağı inince bütün yaşanılan tuallere yansıyordu. İşte böyle bir yer orası sanatçılara ilham olan, insanlara, hayvanlara yaşam veren bir yer ve… yok edilmeye çalışılıyor.
Kaz Dağları Tüm Toplumların ortak malıdır. Bütün dünyanın böceğinin, kuşunun, çiçeğinin, dünyanın namusunun, dünyanın sevdasının bekçiliğini yapan bizlerin, Çanakkale’lilerin, ortak malı.
Onların olduğu yerlerde bizlerde olmalıyız. Çünkü onlar aslında birer halka, onlar var eden. Onlarla olmayanlar yok olmaya mahkum. Onlar zengin altın madenlerinin fakir bekçileri olmaya razı.
Yeter ki çocukları kaz dağlarını görebilsin, orayı yaşayabilsin, orda nefes alabilsin, Kaz Dağları’nın yarattığı sudan ve oksijenden faydalanabilsinler.
Onlar çocukları için emanet olarak Kaz Dağları’na sahip çıkıyorlar.
Hep birlikte dünyanın bütün evrensel değerlerini, dünyanın barışını savunmak için el, ele vermemiz gerekiyor.
Sosyal bilimciler, son otuz yıldır kültür kavramını tanımlamaya çabalıyor.
Herskovits kültürü “İnsanın yaptığı her şeyin toplamı” olarak tanımlarken
Geertz “Bir toplumum üyelerince paylaşılan anlamların tümüdür” der
Hall “Kültür iletişimdir ve iletişim kültürdür” diyerek iki kavramı birbirine denk görür.
Özgürlükcü çağdaş anlayışta kültür İnsanın doğayla ilişkisinde aranır. Bu boyutta insanın doğayla nasıl bir etkileşim içinde olması gerektiğini belirtir.
Akıllı ve başarılı bir insan doğayı ve kendini en iyi anlayan, kendinde ve doğada saklı olan güçleri kendi amaçları yönünde kullanırken, doğayı yok etmeden, var ederek kullanan insandır.
Doğayla ve doğa zenginliklerimizle baş, başa yaşam düşleriniz bol olsun.
Düşçe kalın
Hava birden soğudu,
Yağmur yağıyor
Kimi düşler, zamansız mevsimler içinde sevdanın yerini alır. Duygular insan yüreğinin kıvrımlarında anlamsız yakarışların soluğuyla hareketlenir.
Nisan Baharın müjdecisidir.
Nisan bir şarkıdır.
Nisan bir kavgadır,
Yağmurla güneşin kavgası
Nisan tutkudur.
Nisan heyecan, hüzün ve mutluluktur.
Yüzlerini güneşe döndüren çiçekleri, büyük bir yarışla patlayan ağaçları, neredeyse boşlukta kalan uçurum kıyıları bir izdüşümünü yaratır doğaya.
Biraz bahar coşkusun dan bahsedeyim dedim yazımın başında. Bahar gelmek için kimseden izin istemez ne de olsa.
Kafese kapatılmış bir kuş bahar geldi mi, yapacağı bir şey olduğunu çok iyi bilir,ama yapabilecek durumda değildir.
Der ki “öteki kuşlar dallarda yuva kuruyor, yumurtluyor, yavrularını yetiştiriyor.”
Ve başını kafesin çubuklarına vurur da vurur. Kafes olduğu yerde kalır. Kuş acıdan deliye döner.
Evet… yapacağı bir şey olduğunu bilen ve yapabilecek durumda olan insanlara geçmek istiyorum buradan.
Kaz Dağları’ndaki madencilik çalışmalarına karşı çıkan binlerce yurttaş, yörelerinin talan edilmesine izin vermeyeceklerini bir kez daha ilan etti.
Çanakkale Cumhuriyet Meydan’nında bir araya gelen yurttaşlar küresel sermaye ve yerli ortakları tarafından talan edilmek istenen Kaz dağları ve çevresinin sahipsiz olmadığını bildirdiler. Türkiye’nin dört bir tarafından gelerek Çanakkale’de buluşan kalabalık “Kaz dağları vatan, kimdir bunu satan” sloganları atarak yurdunu, yerini, çevresini koruma vurgusunu yaptı.
Çanakkale’ye İzmir yönünden gelen otobüslere şehre giriş izni verilmediği için katılımcılar yaklaşık 5 km’lik mesafeyi yürümek durumunda kaldılar.
Yağan yağmur kalabalık kitlenin coşkusuna engel olamadı. Köylü kadınlar yöresel kıyafetleriyle il merkezinde toplanırken yurttaşlarda üzerlerinde “Sağlıklı temiz bir çevrede yaşamak istiyorum.” Yazılı döviz taşıyordu.
Kaz Dağları; Oksijen Deposu, Yurdumuzun en güzel havasına, doğasına açılan penceresi
Kaz Dağları; Mitolojik tanrıların yaşadığı yer olarak kabul edilen doğa parçası.
Kaz Dağları; Zeus altar’ın dan bakıldığında, insanlara yeniden doğduğunu hissettiren dünya harikası
“Zeus Altar’ı” buranın Tanrılara kurbanlar sunmak üzere yapılmış bir sunak olduğu söylenir. Homeros’un İlyada Destanın da (Zeus’un tapınağı) kokulu sunağı, diye sözettiği, ve İda’da olduğunu söylediği sunaktan kalmış bir parçada olabilir. Diyor tarih sayfaları.
Tüm Edremit Körfezi, Ayvalık, Midilli’nin göründüğü yer. İnsanın kendini Zeus zannettiği yer burası olsa gerek.
90’lı yıllardı, resim çalışmalarımın en yoğun olduğu, sergilerimin ard, arda açıldığı yıllar. Gece gündüz atölyem de sergilere yetiştirmek için resim yapıyorum. Bir gece ressam arkadaşlarla la otururken, aklımıza birden sabah güneşini Kaz Dağlarından seyretme fikri geldi. Yola çıktık. Sabaha karşı 6-7 sıralarında Kaz dağları’nın tepesinde Zeus Altar’ının oradan, mavi bir örtüyü yırtarcasına çıkan alev topunu seyrediyorduk hep birlikte. An be an, dakika dakika, o güzel havada, o güzel mekanda herkes kendi dünyasını, rüyasını yaşıyordu. Tabii aşağı inince bütün yaşanılan tuallere yansıyordu. İşte böyle bir yer orası sanatçılara ilham olan, insanlara, hayvanlara yaşam veren bir yer ve… yok edilmeye çalışılıyor.
Kaz Dağları Tüm Toplumların ortak malıdır. Bütün dünyanın böceğinin, kuşunun, çiçeğinin, dünyanın namusunun, dünyanın sevdasının bekçiliğini yapan bizlerin, Çanakkale’lilerin, ortak malı.
Onların olduğu yerlerde bizlerde olmalıyız. Çünkü onlar aslında birer halka, onlar var eden. Onlarla olmayanlar yok olmaya mahkum. Onlar zengin altın madenlerinin fakir bekçileri olmaya razı.
Yeter ki çocukları kaz dağlarını görebilsin, orayı yaşayabilsin, orda nefes alabilsin, Kaz Dağları’nın yarattığı sudan ve oksijenden faydalanabilsinler.
Onlar çocukları için emanet olarak Kaz Dağları’na sahip çıkıyorlar.
Hep birlikte dünyanın bütün evrensel değerlerini, dünyanın barışını savunmak için el, ele vermemiz gerekiyor.
Sosyal bilimciler, son otuz yıldır kültür kavramını tanımlamaya çabalıyor.
Herskovits kültürü “İnsanın yaptığı her şeyin toplamı” olarak tanımlarken
Geertz “Bir toplumum üyelerince paylaşılan anlamların tümüdür” der
Hall “Kültür iletişimdir ve iletişim kültürdür” diyerek iki kavramı birbirine denk görür.
Özgürlükcü çağdaş anlayışta kültür İnsanın doğayla ilişkisinde aranır. Bu boyutta insanın doğayla nasıl bir etkileşim içinde olması gerektiğini belirtir.
Akıllı ve başarılı bir insan doğayı ve kendini en iyi anlayan, kendinde ve doğada saklı olan güçleri kendi amaçları yönünde kullanırken, doğayı yok etmeden, var ederek kullanan insandır.
Doğayla ve doğa zenginliklerimizle baş, başa yaşam düşleriniz bol olsun.
Düşçe kalın