Blog Listem

12 Eylül 2008 Cuma

12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 28 yıl geçti. Darbenin etkileri ve izleri bütün heybetiyle güncelliğini koruyor. O günlerde demokratik kitle örgütleri kapatıldı, yöneticileri ve üyeleri sorgulardan geçirildi, tutuklandı ve ağır cezalara çarptırıldı; insanlarımız işkencelerden geçirildi, sakat bırakıldı, öldürüldü.
28. yıl dönümünde 12 Eylül darbesini protesto ederken, o zaman yapılanların bu gün de değişik uzantılarla devam etmekte olduğunu görebiliyoruz.
Ben bu mücadele de yaşamını yitirenleri anarken, Günümüzde son Ergenekon davası nedeniyle tutuklulu olarak F tipi cezaevinde yatıp hastalanan ve ölümüne birkaç gün kala salıverilen Kuddisi Okkır’ın hapiste yazdığı şiirlerden bir tanesini burada yayınlamak istiyorum.


Akıp gitti zaman

Mahpus damlarında kulağıma fısıldadığında zaman
Bir yanımda veda, bir yanımda vuslat
Sanki gelip çatmıştı zaman
Hazırlık yapıyorum, malı mülkü eşyaları topluyorum
Sere serpe oturup etrafa saçtığım anıları topluyorum
Arkamdan konuşmasınlar dağınıklığımı
Sadece ak saçlarımla değil
Gençliğimle de ansınlar istiyorum

Anılar balya balya, sığmaz oldu yazı yabana
Toplayıversinler hepsini, koysunlar bir çuvala
Biraz yanık türkü
Biraz Ege’den zeybek
Karadeniz'den horon
Erzurum'dan bar’da koysunlar
Tekirdağ’dan bir şişe rakı
Mürefte’den şarap
Efes’ten bir tutam tarih
Antalya’dan da güneş koysunlar

Yolluk istemem, vedayı hiç sevmem
Benim yüküm bana yeter gayrisini istemem
Taşı, toprağı, yağmuru, karı
Mavisi yeşili ile tüm Anadolu

Anılarım renk renk
Her köşesinden yurdum insanları ile dolu
Herkes üç. beş koyuversin bu çuvala
Mis kokulu anılarımla dolu

Söyleyin yardım etsinler dost bildiklerim
Yapraklar da yardım etsin, yeşerdiği günleri bilirim
Siz de yardım edin kuşlar, kabuktan çıktığınız günleri bilirim
Ey hercailer, mor menekşeler, al yanaklı gelincikler
Bana yardım edin

Tohum olup toprağa düştüğünüz günleri bilirim
Azat etsin yanık türküler, yara hasret yürekleri
Barışsın hasretle sıla, söylenmesin özlem türküleri
Giymesin bir daha kınalı kuzularım
Gelincik tarlası elbiseleri
Bilmem yakın mı gün, ben gidiyorum
Benden sonra sizlere emanet bu topraklar.

25.12.2007 F tipi Tekirdağ
Kuddisi OKKIR

8 yorum:

kırlangıç dedi ki...

Ne yazıkki geçen zamandaki yozlaşma 12 Eylülü sıradan bir zaman yaptı.
Değişik bir ülkede yaşıyoruz. Dünyanın bizden başka her ülkesinde devrime gerekçedir 12 eylül ihtilali ama bizde .....


asivemavi36

Adsız dedi ki...

Darbeye karşı çıkmak net ve yalın bir duruşu getiriyor!

Bugün bu süreç devam ediyor eski-yeni paşaların ağırlığı, ve siyasetçilerin ikiyüzlülüğü her iki yüzüyle devam ediyor. Değişen bir şey yok, emperyalizmin “bizim çocukları” başarıyla yollarına devam ediyor. Örneğin Ergenekon! Ergenekon’a karşı duruş sergileyenlerin “duruşunu”da sorgulamak gerekiyor. Hep bir eksikler maalesef!

Bu ülkede darbenin yapılmışı var, Kenan paşa her 12 Eylülde “nu” çalışıyor, resimler çiziyor pişkince insanı çıldırtan disipline sesiyle 12 Eylül anılarını anlatıyor!

Siyaset arenasında da Mehmet Ağar’ında, Kenan Evren’den farkı yok, o da aymazca “ben bu ülkede 1000 operasyon yürüttüm” diyor güç aldığı kişilerden. Kimse dokunamıyor! Dikkat edin! Dünkü iktidarlar ve bugünküler hiç kimse dokunamıyor! Ve bu iş sadece Veli Küçük, Muzaffer Tekin vb. gibi “halka dışkı yediren” çukur insanlardan oluşmuyor, onlar yalnız değil… Bu ülkede bir de Tansu Çiller denen aşağılık biri var, oda “800 kişilik özel örgütü”yle güneydoğuda halka neler yaptı, neler yaptırdı? Sorgulanması gereken çok şey var!

Şu Susurluk’un devamı niteliğinde mi sanılıyor Ergenekon bilmiyorum ama şu bir gerçek ki bu yapılanma: ulusal-şovenist-Türk bayraklı ve tam anlamıyla yerli bir yapılanmadır ya Susurluk? Gerçekten ne oldu Susurluğa? Susurluğun askeri kanadı nerede? Sakın yukarıda andığımız kişiler olmasın!?

Özetle 12 Eylülün gerekçesi kutuplaşmaları kaldırmaktı. Sol örgütler tasfiye edildi, milliyetçiler dağıtıldı. İslami kesimse zarar almadan çıktı bu süreçten. “Komünizm” geliyor denerek, halklar kurgulanmış bir oyuna alet edildi.

Bu süreç devam ediyor şimdi Ergenekon’la. Bütün bu sürecin destekçisi iktidarsa kendini aydınlatan deniz fenerinin ışığıyla durmadan yol’maya devam ediyor. Bir aymazlıktır gidiyor. Bugün darbeye karşı çıkan Nazlı Ilıçaklar 12 Eylülde övgüler dizmemiş miydi Kenan paşaya? Bu ablukanın dağıtılması için gereken tek şey uzlaşmama politikasıdır. Ve bu iş liberallerle yapılamayacağının anlaşılmış olmasıdır!

Darbeciler yargılansın!

nehiro dedi ki...

Kırlangıç ilk önce hoşgeldin...
daha sonra yorumun için teşekkürler... bloguna bir kaç kere yorum bırakmıştım ama ulaşıp ulaşmadığını bilemedim... gelmene sevindim...
söylediklerinde haklısın ama bizde...
bizdeki sonuçlar görülüyor işte...
ama yinede umut ve devrim her zaman bizimle...
ben yine bunun için bağıracağım bu gün gündoğdu meydanında...


sevgili yeraltındannotlar teşekkürler...
Bugün hala bu sürecin devam ettiği gerçek değişik platformlarda haklısın...
Karşı duruşu sergiliyenlerin de hep bir eksik oldukları gerçek...
ama ne zaman tam oldular ki...
ben daha önce de yazmıştım... bu ülkede darbe yapanlar sergi açarken gezerken sadece darbe yapmayı düşünmek mi suç yalnızca? diye...
ama güzel yurdum...
insanlarımız öylesine kandırılıyor ve beyinleri yıkanıyor ki...
susurluk halen hep bir tarafı karanlık... ya da öyle sanılsın isteniyor...
12 eylül'ün gerekçesi evet kutuplaşmayı ortadan kaldırmaktı sözde ama ortadan kalkan ya da tasfiye edilen seninde de dediğin gibi sol örgütler ve miilliyuetçiler oldu diğerleri YOLA DEVAM...
ve hala YOLA DEVAM... diyorlar ve yurdum insanları da hala kanıyor bu sözlere, deniz fenerine, verilen torbalara, altınlara
Artık anlamamız gerekiyor devam dedikleri yol KARANLIK...


Ali babacığım yine teşekkürler duyarlılığın için sağol...
izledim tabii...
hapislerde sebepsiz yere sadece düşünceleri için o kadar çok kişi yattı, işkence gördü ve öldürüldü ki...
biliyorsun "her ölüm erkendir"
hele 17 yaşındaki Erdal Eren'i, baharında Deniz ve arkadaşlarını düşünürsek...
tüm bu yolda ölenlerimizi anıyor önlerinde anıyor... unutmayacağız diyoruz...

YALNIZLIK OKULU dedi ki...

bu kafatasçı faşistler yargılanmadan bu dünyada göçerlerse yazıklar olsun bizim insanlığımıza...

atesinsesi dedi ki...

sazlıklarda avcı tuzaklarında
havalanırlar ya hani yabanil kuşlar
kanat çırpışları hayallerime benzer
vurulmaları ise yaşadıklarıma

Adsız dedi ki...

bindokuzyüzaltmış doğumlular
yıldız kanatlı birer kuştular
doğru uçtular yanlış uçtular
bıkmadan usanmadan uçtular
bindokuzyüzaltmış doğumlular
yıldız kanatlı birer kuştular

fırtınalara bindi
ateşi harlayan kanatları
en acemi
ve en ust

gözlerimize değen gözleri
kaçamadığımız yangın

karanlıkta

suda seken taş
onların hayatıdır
suda seken
yassı parlak taş
hayatımızın en dehşet anıdır
üç kere seker
beş kere seker

başı bulutlara değer

belki varamadı
karşı yakaya
varacak fakat
suda seken hayat
Nevzat ÇELİK

yayımladığınız Kuddisi OKKIR'ın şiirini(Akıp Giden Zaman) ilk kez okudum ve çok beğendim.yüreğiniz ve paylaşımlarınız için çok teşekkürler ,sevgiyle ve umutla kalın...

nehiro dedi ki...

Haklısın yalnızlık okulu haklısın...

Temel yine yüreğindekini kelimelere dökmüşün teşekkürler senin bu blogda ilk defa yazdıklarını toplamamız gerekiyor galiba...

sevgili dulsinyam güzel dileklerin için teşekkürler ...
şiir ne güzel çok anlamlı... sağol duyarlılığın için sende sevgi umut ve güzelliklerle kal...

kırlangıç dedi ki...

Selamlar
Bu blogspotu kullanmayı beceremedim gitti.
Gündoğdu meydanında olmayı çok isterdim ev gelmeyede niyetliydim ama olmadı.
Gelişleriniz sevindirici... teşekkürler.