Blog Listem

11 Ekim 2008 Cumartesi


Kültür mirasları: Anadolu kilimleri 2

Soyut ekspresyonizm ve Anadolu kilimi


Anadolu kilimleri, Anadolu kültürünün ve özellikle Anadolu kadınının kendini ifade biçimidir demiştik ilk bölümümüzde…

Anadolu kadınları çok fazla bilincinde olmasalar da, yarattıkları motiflerle ve bu motifleri yaratırken kullandıkları yöntemlerle yaşantılarına ve hayata bakışlarına dair önemli ipuçları vermiştir. Anadolu dokumacılarının kullandığı görsel ifadenin belirgin özelliklerinden biri, insan, hayvan ve bitkilerin aynen gerçek hayatta oldukları gibi yansıtılmaması yaklaşımdır.

Bu anlayış, büyük ölçüde gerçek hayatın sanatta taklidine, yani ‘yansıtma’sına dayanan Batı dünyası sanat geleneğinin tam tersidir.
Batı dünyası, ancak 20. yüzyılın ortalarında soyut ekspresyonizmin egemen olması sayesinde gerçekliğin yansıması olmayan görsel sanat biçimlerine yönelmeye başlamıştır.

Batı’da kilimin büyük bir popülerlik kazanması da, Batı resminde soyut ekspresyonizmin hakim olmasıyla birlikte başlar.Anadolu kültürü, binlerce yıl boyunca gerçek dünyayı yansıtan motiflerden uzak durmuştur. Türkmen kabileleri Anadolu’ya göç ederken İslam’ın insan ve hayvan biçimlerinin kullanılmasına karşı oldukça katı kurallarını da beraberlerinde getirmiştir.
Böyle bir gelenekten de soyut görsel ifadenin çok güçlü ve orijinal bir biçimi doğmuştur. Anadolu kilimi gerçek dünyanın bir yansıması değil, kendi başına bir dünyadır.

Kilimlerin simetrisi
Anadolu kilimleri üzerine birçok araştırma yapan ve bu araştırmalarını ‘Anadolu’nun Antik Kilimleri’ isimli kitabında toplayan Peter Davies, Anadolu’nun görsel dilini oluşturan en önemli yöntemlerden birinin, hem Anadolu kilim motifleri hem de genel tasarımın ortak özelliği olan simetri olduğunu söyler.
Simetrinin, salt bir tasarım öğesinden ziyade insan gözünün bilgiyi işlemek için kullandığı temel bir bilişsel araç olduğu bilinmektedir. Bütün kültürler bir şekilde bu bilişsel araca dayanırken, her kültür grubu kendi tarihinin bir aşamasında çok çeşitli simetri olasılıkları arasından yalnızca birkaç tanesini tercih eder.
Bu tercihler zamanla içselleşir ve bilgilerin işlenmesinde ve hatırlanmasında farkında olmadan kullanılan öğeler halini alır.
Dolayısıyla söz konusu kültür grubu kendini bu simetriler aracılığıyla ifade etmeye başlar. Peter Davies, Anadolu’daki genç kızların, tezgahlarda çalışmaya başladıklarında sadece desen öğrenmekle kalmayıp, çok daha derin ve temel dersleri (ait oldukları kabile grubunun tercihli simetrilerini) farkında olmadan özümsedikleri sonucunu çıkarmaktadır.Davies’e göre Anadolu dokumacıları, tercihli motif ve desen yöntemi olarak çift ayna simetrisine bağlıdır.
Anadolu kültürünün ürettiği eserlerin asimetriden bütünüyle uzak durmayı seçmesi de bu görüşü desteklemektedir

Peter Davies bu görüşünü şöyle örneklendirir: “Genel bir kural olarak, eğer kilimin merkezine doğru bir çizgi çekecek olursak, her iki taraf da birbirlerinin ayna imajıdır. Ayrıca, eğer kilimin ortasından bir çizgi çekecek olursak, üst yarısı ile alt yarısı da birbirlerini aynada gibi yansıtır.

Anadolu kilimine biçim veren şey genel tasarımın çift simetrisidir. Pastoral bir kültürden gelen kilimlerin normalde nahif ve ilkel olması beklenir ama Anadolu kilimi gerçekten de oldukça detaylı, düzenli ve titiz bir tasarıma göre dokunur. Anadolu kilim tasarımı belki de herhangi bir Anadolu köyünde veya yerleşim biriminde bulunabilecek her şeyden daha fazla düzen içerir.”



Hiç yorum yok: