Blog Listem

10 Kasım 2008 Pazartesi

kültür mirasları


kültür mirasları; Anadolu kilimleri 3

Anadolu kilimlerine inen Anadolu kadınının kalbi kendine göre simgelerde buluştu, renklerle ilmeklerde…
Hayatlarındaki olumsuzlukları, aşkları, beklentilerini, umudunu, umutsuzluğunu renklerle duygularına göre buldukları şekillerle anlatan kadınların kendilerine göre bir alfabesi oluştu zamanla kilimlerde…

İçlerinden geçen çoşkuyu bazen kırmızıya yüklediler bazen yeşile ya da gözyaşlarının getirdiği kederleri maviye yüklediler bazen sarıya,
motifler yaptılar gönüllerince…Zamanla kilim diline yerleşen…

Genelde kilimde kullanılan motiflere şöyle bir bakarsak

Hayvansal motiflerde en çok kullanılan kuş motifi olmakla birlikte ejder ve böcek motifleri de kullanılmakta, korkularının yüklediler hayvansal motiflere çoğunlukla bazılarına ise küçük şevkatlerini…
Bitkisel motiflerde ağaç, yaprak, çiçek ve meyve motifleri kullandılar. Umutlarını, beğenilerini çiçeklerle çiçek diliyle anlattılar birazda aşklarını, kimsenin bilmediği sevdalarını…Geometrik motifler ise dokuma kolaylığından dolayı en çok tercih edilen motif türü oldu. En çok görülün şekiller ise üçgen, dörtgen, dikdörtgen ve eşkenar dörtgen.

Karışık motiflerde madalyon, rozet, çengel, sütun yazı, harf, vazo gibi Sembolik motifler kullandılar.

Dokuyucunun duygu düşünceleri ile doğa güçlerini simgeleyen motifler oldu bunlar. Bu gruba kuş, hayat ağacı, el, tarak, ibrik, kandil gibi yaşamsal motifler de girmekte. Kendileri için önemli olan ne varsa koydular motife.
Kilim kadar üzerine işlenen desen de bir kültür mirası olmasın da ne olsundu artık…
Zira dokumacılığın, okuryazarlık döneminden önce köylü ve göçebe Müslüman kadınının elinde bulunan neredeyse tek ifade aracı olduğu unutulmamalı.

Örneğin Hakkari yöresi kilimlerinde kıskançlık ve korku gibi duygular ‘Kurt ayağı’ ve ‘Akrep’ motifi ile; muhabbet, sevgi, sohbet ve fanilik ‘Muhabbet Kuşu’ motifi ile; erkeklik, yiğitlik ve kavgacılık ‘Koç Boynuzu’ motifi ile dile getirilmiş, bitki ve çiçek figürleri ise bereketi, üretkenliği ve mutluluğu ifade etti.

Eli Belinde Analık ve doğurganlık kavramlarının simgesi oldu.
Koç Boynuzunu Bereket, uğur, kısmet, mutluluk, neşe, uzun ömür, kahramanlık ve kuvvet sembolü olarak kullandılar. Çengeli Sivri uçları ile kötü bakışları uzaklaştırmanın simgesi haline getirdiler.

Kilimlerinde İnsanı kadın, erkek ve doğurganlığın simgesi olarak kullandılar..

Genç kızların evlilik isteğini göstermesi için ise saç bağını kullandılar. Dokumacı genç kızlar evlenmek istediğini ailesine açıklayamamanın sancısını çekerken bunu küpe motifleriyle göstermek istediler.
Eli Kem gözlere karşı korunmak için kullanarak kendilerini nazardan korudular.
Ayrıca göz değmesine karşı koruyucu olarak göz motifini kullandılar Soyun ölümsüzlüğünü simgelemek içinse hayat ağacını kullandılar. Yine Uğurlu ve uğursuzluğu simgeleyen motif olarak kuşu kullandılar.

Usta romancımız Yaşar Kemal; Picasso’nun bir yerde, “Benim resimlerim kadar güzel bir şey arıyorsanız o da kilimlerdir” dediğini aktarıyor. Önceki yazımda da belirttiğim gibi...Doğruyu söylediği kesin değil mi?

Kilimler üzerindeki desenlerin binlerce yıl içerisinde evrimleşerek kuşaktan kuşağa aktarıldığını, bunlara her elin ayrı bir yorum katarak zenginleştirdiğini de belirtmek gerekiyor.
Böylece kilime işlenen bir motif binlerce insanın elinden geçiyor.

Anadolu Türkmenlerinin Asya’dan taşıdıkları bu kültür bugün de varlığını sürdürüyor ama her şey gibi o da Türkiye’deki ilgisizlikten nasibini alıyor ne yazık ki…





2 yorum:

Adsız dedi ki...

Gerçekten çok güzel,kuşatıcı ve bir o kadar da yararlı olduğuna inandığım bir makale bu sevgili Nihal.
Her paragrafı ayrı bir bilgisel nitelik içerirken aynı zamanda duygusal bir yoğunluğu da yaşatıyor bize bu yazı..
Anadolu insanının yaşamında ne önemli ise,yaşamsal bakımdan ne değerli ise,o,kilimlerin motiflerine içtenlikli olarak şavkımış.
Hakkari yöresi kilimlerine dair verdiğin bilgiler gerçekten çok ilginçti.
Öte yandan genç kızların saç bağı ve küpe motiflerine dair duygusal art alanları ise onların utangaç ve içe kapanık bir yapıda olduklarını nasıl da kanıtlıyor bize.

Bu yazını da izninle arşivime almak istiyorum sevgili Nihal.
Ağzına,yüreğine sağlık ola..

Sevgi her daim..

nehiro dedi ki...

SEVGİLİ MURAT GÜZEL YORUMUN İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM...
TABİİ Kİ ALABİLİRSİN BİLİYORSUN BU YAZI DİZİSİNİ SENİN ÖNERİN ÜZERİNE YAYINLADIM...
ASLINDA GERÇEKTEN EN GÜZEL RESİMLERDEN BİRİ DİR BU KİLİMLER...
SAHİBİNİ ANLATAN...
bUNU EN ÇOK KENDİ YAPTIĞIM RESMİ BİTİRİP TE KARŞISINA GEÇİP SEYRETTİĞİM ZAMAN DAHA ÇOK DUYUMSARIM...
ÇÜNKÜ SEYRETTİĞİM RESİM BANA BENİ ANLATIR...
VE HAYRET EDERİM KENDİMDE NE ÇOK BİLMEDİĞİM ŞEY VARMIŞ VE BEN BUNU NASIL DA SEMBOLLERE DÖKMÜŞÜM DİYE...
İLGİNÇ BİR YOLCULUKTUR...
KENDİ YARATTIĞINDAN KENDİNİ TANIMAK... NEYSE BU UZUN BİR KONU BELKİ BAŞKA BİR ZAMANA...
SEVGİLER SANA...