
Işık yağmuru
Kanayan yara.
Gökyüzü, güneşi ne kadar yakından görür ki…
Gözlerini kırpıştırır: Renkler, renkler, renkler…
Paramparça. Sanki bir ışık yağmuru,
Bu ne biçim ölüm diye düşünür.
Gözlerini yumar.
Gökyüzü, güneşi ne kadar yakından görür ki…
Gözlerini kırpıştırır: Renkler, renkler, renkler…
Paramparça. Sanki bir ışık yağmuru,
Bu ne biçim ölüm diye düşünür.
Gözlerini yumar.
Kanayan kurşun yarası.
Gözlerini yummasıyla birlikte daha yoğun bir renk, bir ışık yağmuru.
Nereye gidiyorum böyle? Diye sorar kendi kendine.
Nereden geldiklerini ve ne olduklarını bilen kişilerin, son soluklarında sordukları bu mudur?
Gözlerini yummasıyla birlikte daha yoğun bir renk, bir ışık yağmuru.
Nereye gidiyorum böyle? Diye sorar kendi kendine.
Nereden geldiklerini ve ne olduklarını bilen kişilerin, son soluklarında sordukları bu mudur?
Resim: Habip Aydoğdu
2 yorum:
bize ne çok yalan söylüyorlar nihal
oysa bütün gemiler aynı maviye dokunuyor işte...
ve iskelede ağlaşıyor denizanaları
ishak kuşu nasıl dem tutar karanlıkta?
bunu düşürken...
bir kız çocuğu
elini siper edip ağzına
zılgıt rengi umut çalıyordu yarama...
dem tutuyordu ishak kuşu karanlıkta,
allı yeşilli...
kirli sakallı
gözlerinin içi gülen o şişman adam; ahmet kaya söylüyordu
"bu günde ölmedim anne"
...
demlice bir çay koyun üstüne...
Yorum Gönder