Blog Listem

16 Ocak 2009 Cuma

morda ölmek


Morda ölmek

Hani dolardı tek nefeste
Tüm yağmurların kokusu
Hani sarardı bir çırpıda
Tüm çiçeklerin sarısı
Yıldızların korunağı gecelerde,
Sarılamadan, geçti,
Bir gecenin karanlığı daha

Yıldızsız geceler.
Sabaha ulaştığında…
Güneş doğmaktan kaçıyor.
Ben boyayamıyorum göğü,
Maviler beyazlara karışıyor
Birde siyah girerse kalbime,
Morda ölmek zamanı,
… çaresiz geliyor…

4 yorum:

atesinsesi dedi ki...

Saçların söğüt ağacının gölgeliği a kızım
İki zeytin tanesini, üç dilim ekmeği bölüştüğümüz.
O gülüşün yok mu ya: güvercingöğsü mor
Bıraksalar koparacak hâla dizginlerini...

ateş

parka dedi ki...

Sen bunları yazarken belki ben balıktaydım. deniz ilk defa bu kadar kalabalık ve derin gözüktü bana. Üzerindeki flu siyah dem tutmuş gibi şişkin kahkahalara esir bırakmıştı kendini ve sen yoktun. Belki nefesim deniz kokuyordu, belkide dökülenler etek altı sözlerimdi dudaklarıma dolanan ama kafam iyiyken bile ve sen ilk defa koca su kadar benimken bile, sen ilk defa yoktun. Ne gülebildim, nede bir söz. Kayıp bir sözdün ve sen yoktun be gülüm. Yoktun sen.

nehiro dedi ki...

Sevgili temel yine ne güzel şiir o...
Üstelik benim bu naçizane denememe...
teşekkürler binlerce
"bıraksalar koparacak hala dizginlerini" harika...
iyi ki varsın...

nehiro dedi ki...

Tüm dünya senin olsada yok olanın boşluğu koca denizler gibi dalgalarla üzerine geliyor şu garip denizyıldızının...
teşekkürler ahmet teşekkürler...
ve sevgiler...