Blog Listem

9 Mayıs 2009 Cumartesi

melek


"İşte o, küçük ölü kız, gül ağaçlarının arkasında.
İniyor basamaklı sekiyi ölü gibi solgun genç anne..."

Arthur Rimbaud

Bazen dakikalar aylar sürüyor


Islak, loş ve ürkücü bir sokağın başında beliriyor.
Bana doğru yürüyor. Ayakları çıplak
Üstünde kısa bir gecelik...
Yüzünde hafiften bir gülümseme...
Sol elinde annesindn kalma bir tahta oymalı bir ayna...
Yaklaştıkça yol uzuyor, yaklaştıkça hava kararıyor...


Artık adımlar hızlı.
Arada bir durup kendi etrafında dönüyor...
"Bak " diyor "eteklerim nasıl uçuyor, tıpkı sığırcık kuşları gibi"
Bir çift kanat ellerimden kayıyor yere düşüp kırılıyor, paramparça oluyor...


İşte ayaklarını sürüyerek yürüyor hala...
Gözlerinde gittikçe büyüyen hüzün...
Hüznü büyüdükçe karanlıklaşıyor gözleri.
Korkuyorum!
sanki beni görmüyor.
Oysa ellerimi uzatsam, saçlarına dokunacağım
bulutlara hiç değmemiş saçlarına...


Duraksıyor
Sokak lambası aydınlatıyor yüzünü.
Ağzının kenarında zehirli bir gelincik...
Asılı duruyor, iç çekiyor...
Ucuna yaşamı tutuşturuyor ve bir sigara yakıyor.
Eski fotoğraflardan söz ediyor.
hepsinin nerde olduğunu soruyor...


Yerdeki su birikintisine düşüyor yüzüm...
Ne kadar da eskimiş.
Nereye gitti tüm resimler?
Niye görmedim gittiklerini?

Annem hep kırmızı uçlu gelincik sigrası içerdi......

Görsel eser: Dali

1 yorum:

Binnur A. Ö. dedi ki...

tüm o eski resimler bende biliyor musun...
O gün siz evi bosaltırken kendinize bir iki tane resim sectiniz üzüntüden. BEn ise hicbirine kıyamadım. Onların evlilik cüzdanları bile bende.....