
bu hafta çalıştığım gazeteden ayrılmam nedeniyle yayınladığım veda yazısını sizlerlede paylaşmak istedim...
VEDA
Bir ırmağın dalgalarına karışmak, tükenmek bilmeyen bir istek midir yoksa!...
Güneş renginin çimenlerin üstünde solduğunu görmek, seslerin dağılması mıdır o sürükleyen ırmağın dalgaları arasında!
Aşk nedir, kaçış, hüzün, sevgi, insanlık?
İnsanın gücü, güçsüzlüğü, insan yüreği…
Yüreğin uçsuz denizinde, neden dağıtır karanlık bulutları güneş?
Bir insanın gülümseyişi ya da asık suratı…
Kainatın bir akşamüzeri paramparça oluşu, insanların gözlerinde kaybedilen güven ışıkları…
O gülümseyen insanın size dokunuşu, sonra suratını asıp, bağırıp çağırması…
Sahiden o karanlık bulutları boşuna mı dağıtır bu rüzgar?
Bir ırmağın dalgalarına karışmak, tükenmek bilmeyen bir istek midir yoksa!...
Güneş renginin çimenlerin üstünde solduğunu görmek, seslerin dağılması mıdır o sürükleyen ırmağın dalgaları arasında!
Aşk nedir, kaçış, hüzün, sevgi, insanlık?
İnsanın gücü, güçsüzlüğü, insan yüreği…
Yüreğin uçsuz denizinde, neden dağıtır karanlık bulutları güneş?
Bir insanın gülümseyişi ya da asık suratı…
Kainatın bir akşamüzeri paramparça oluşu, insanların gözlerinde kaybedilen güven ışıkları…
O gülümseyen insanın size dokunuşu, sonra suratını asıp, bağırıp çağırması…
Sahiden o karanlık bulutları boşuna mı dağıtır bu rüzgar?
“Öyle derin ki gözlerin içmeye eğildim de
Bütün güneşleri pırıl,pırıl orada gördüm” demiş ya Abidin Dino …
Çocukluk sabahları, gençlik düşleri, zamansız ayrılıklar derken bazı duygular ve olaylar insanı duygu ırmağının dalgaları arasına atıyor, yaşamın mavi değişim rüzgarlarıyla buluşturuyor…
Bütün güneşleri pırıl,pırıl orada gördüm” demiş ya Abidin Dino …
Çocukluk sabahları, gençlik düşleri, zamansız ayrılıklar derken bazı duygular ve olaylar insanı duygu ırmağının dalgaları arasına atıyor, yaşamın mavi değişim rüzgarlarıyla buluşturuyor…
Bu güzel köşede yazılarıma başladığımdan bu yana bu yana 18 ay yani, 72 hafta olmuş yani ben 72 defa size bu köşeden seslenmiş, 72 defa evinize, işyerinize ya da yüreğinize konuk olmuşum…
Okurlarım olan sizlerle bir çok duyguları, güzellikleri, çirkinlikleri, yumuşaklıkları, şiddetleri, ölümleri, hoş geldinleri, elvedaları, yanlışları, doğruları, sevgileri, aşkları, mitolojik öyküleri, şiirleri, şairleri, ressamları yani insana dair, insanca her türlü duyguyu paylaştık….
Sevdik, sevildik, güldük, ağladık, utandık, gurur duyduk, korktuk, cesaretlendik ama hiç yılmadık vazgeçmedik…
Umut ettik, düş kurduk, ellerimizi, kalplerimizi, beyinlerimizi birleştirdik…gönül kuşlarımızı gökyüzüne saldık, kağıt gemilerimizi denize bıraktık…
Mavi bulutların peşinde özgürlüklere koştuk hep birlikte…
Ve ben şimdi size bu veda yazısını yazarken yeniden buluşmak üzere diyorum… bir gün bir yerlerde bir köşede, bir deniz kenarında, bir ormanda, bir çiçeğin beyazında, bir çocuğun gözünün karasında, bir elmanın yarısında…
Sizlere bu son yazımda…
Sesi kovlayan gölgelerin yalan olduğunu anlatmak uzun, uzun.
Kuşların kanat seslerini.
Tüm doğayı…İnsanca yaşamayı…Özgürlükleri çoğaltmayı…
Yağarken parmak uçlarının yağmuru, kara gözlerinin gülümseyişini.
Erkenden evlendirilen, okula gönderilmeyen kız çocuklarını.
Yetişen KARDELENLERİ.
Laiklik olmadan demokrasinin gelişemeyeceğini haykırmak….
Geride bana bu kadar zamanda ev sahipliği yapan gazeteme teşekkürlerimi bırakırken…
Siz sevgili okurlarıma yüreğimi …ve kalbimde, beynimde yazılmayanları bırakıyorum…
Tepeden, tırnağa pişmanlıkları bir kenara itmek zamanıdır Mayıs…
Sevgiyi yaşamla bütünleştirmek, pek fazla yorulmamak, yorulan kalplerden aşka dair umutlar yakmak…
Dışarıda güzel bir hava…
Yaşam ve dünya!...
SİZ VE BEN, HEPİMZ!...
Tutkularımız sevinçlerimiz…
Yazılmamış şiirlerimiz, öykülerimiz. Söylenmemiş türkülerimiz….
Ve hiç bitmeyen düşlerimiz…
Vedaların en güzel tarafı yeniden buluşmanın hayali ve özlemidir şüphesiz…
Yine, yeniden buluşabilmenin umudu, ayrı kalmanın hüznüyle buluştuğunda çıkan renkler hepimizi sarsın…
Ve dilerim hepinizin farkındalıkları artsın…
Yeniden buluşana dek
Düşçe kalın…
Okurlarım olan sizlerle bir çok duyguları, güzellikleri, çirkinlikleri, yumuşaklıkları, şiddetleri, ölümleri, hoş geldinleri, elvedaları, yanlışları, doğruları, sevgileri, aşkları, mitolojik öyküleri, şiirleri, şairleri, ressamları yani insana dair, insanca her türlü duyguyu paylaştık….
Sevdik, sevildik, güldük, ağladık, utandık, gurur duyduk, korktuk, cesaretlendik ama hiç yılmadık vazgeçmedik…
Umut ettik, düş kurduk, ellerimizi, kalplerimizi, beyinlerimizi birleştirdik…gönül kuşlarımızı gökyüzüne saldık, kağıt gemilerimizi denize bıraktık…
Mavi bulutların peşinde özgürlüklere koştuk hep birlikte…
Ve ben şimdi size bu veda yazısını yazarken yeniden buluşmak üzere diyorum… bir gün bir yerlerde bir köşede, bir deniz kenarında, bir ormanda, bir çiçeğin beyazında, bir çocuğun gözünün karasında, bir elmanın yarısında…
Sizlere bu son yazımda…
Sesi kovlayan gölgelerin yalan olduğunu anlatmak uzun, uzun.
Kuşların kanat seslerini.
Tüm doğayı…İnsanca yaşamayı…Özgürlükleri çoğaltmayı…
Yağarken parmak uçlarının yağmuru, kara gözlerinin gülümseyişini.
Erkenden evlendirilen, okula gönderilmeyen kız çocuklarını.
Yetişen KARDELENLERİ.
Laiklik olmadan demokrasinin gelişemeyeceğini haykırmak….
Geride bana bu kadar zamanda ev sahipliği yapan gazeteme teşekkürlerimi bırakırken…
Siz sevgili okurlarıma yüreğimi …ve kalbimde, beynimde yazılmayanları bırakıyorum…
Tepeden, tırnağa pişmanlıkları bir kenara itmek zamanıdır Mayıs…
Sevgiyi yaşamla bütünleştirmek, pek fazla yorulmamak, yorulan kalplerden aşka dair umutlar yakmak…
Dışarıda güzel bir hava…
Yaşam ve dünya!...
SİZ VE BEN, HEPİMZ!...
Tutkularımız sevinçlerimiz…
Yazılmamış şiirlerimiz, öykülerimiz. Söylenmemiş türkülerimiz….
Ve hiç bitmeyen düşlerimiz…
Vedaların en güzel tarafı yeniden buluşmanın hayali ve özlemidir şüphesiz…
Yine, yeniden buluşabilmenin umudu, ayrı kalmanın hüznüyle buluştuğunda çıkan renkler hepimizi sarsın…
Ve dilerim hepinizin farkındalıkları artsın…
Yeniden buluşana dek
Düşçe kalın…
Bu veda... tabii ki gazete okurlarıma, blog okurlarıma değil:))
2 yorum:
hangi gazetede idiniz? merak ettim ve neden ayrıldınız ki...
Merhaba Nehir
Ayrılık yazıları yazmak sanırım oldukca zor, hele insan kopamıyorsa ayrılmak zorunda kaldıklarından.. ama, ben bu yazıda ayrılık değil tekrar bütünleşme, bir başka yerde bir başka şekilde var olmayı sürdürme inadının güzelliğini algıladım..
iyiki ayrılmamışsınız..
iyiki var olmayı sürdürüyorsunuz.. denizlere ulaşmak umuduyla..
VK
Yorum Gönder