Blog Listem

1 Ağustos 2011 Pazartesi

dağ lalesi

dağ lalesi



sen dün öldün
yıllar önce, dün
...                                       




biliyormusun!
bin basamak göğe,
bin basamak yerin dibine
gitsen


kurumuş göllere su yürür gibi
bulutların altında akan dağ dorukları gibi
verevine işleyen yalnızlık korkusu
haykırır bu şehir


sırtımda kayaların ürpertisi, yankılanırken
parmak uçlarımda suyun patladığı
ıssız kaynakların sızısı…


gözlerimde o bir tek
dağ lalesi


sen dün öldün
yıllar önce, dün
...
coşmalıymış, yürek dolusu…
ruhun çocukluğuna
akmalı
kentlerin üzerinden kayıp,
gidilmez yerde açan çiçeğe uzanır gibi,
kuşların yuvalarına bakmalı…


kış ortasında sarı bir bahar sızısı
buruşuk kayaların düzlüğünde


tek bir dağ lalesi
o da yarı açmış…


sen dün öldün
yıllar önce, dün
...

dünyanın dönüş hızıyla kapanırken gözlerim
bulutlar siliniyor /mahşere doğru
dağ lalelerinin ışıltısı
kent sokaklarına yansıyor
ve
kırmızı bir kent yalnızlığı
beni bekliyor…


                                ben gidiyorum.
                                gözlerimde
                                o
                                bir tek dağ lalesi




n.i.u
01/08/2011 10:35

9 yorum:

Yazmak Keyiftir dedi ki...

Çok zaman oldu yorum yazmayalı. Ne mecal, ne hasenat ne de keyif vardı. Tanıdık bloglara uzun zaman yorum yazmayınca suçlu hissediyorum kendimi. Niye yazarki insan.., küçük latif bir söz.., okunmuşluğa dair bir kaç kelime.., haklıdır da insan bu istediğinde. Belki de bunu bilmemdendir yukarıda yazdıklarım. Özür dilerim..

Neruda da hep metafora demiş ve hep öyle yazmış,
Burdaki metaforda çok derin ve naif;
sen dün öldün
yıllar önce, dün
Elinize, yüreğinize sağlık..

nehiro dedi ki...

Ali bey, hoş geldiniz,
evet haklısınız, beyazda olsa, siyahta olsa bir kaç cümledir insanı gülümseten...
yoksa yazar yazar saklardık, oku okur giderdik diyorum bende...
beğeniniz içinse çok teşekkürler dostlukla...

karaderibeyazmaske dedi ki...

sen yarın yaşayacaksın
dağ lalelerinde
bin kez
tomurcuklanacaksın
çünki sen
kardelendin!

Adsız dedi ki...

benki
anemon renkli şiirler okurdum sana,
dağdan esen rüzgarlardaydı sesim,
denizlerimizi köpekbalıkları sarmamıştı henüz,
kurban verilmemiştim daha,
daha parçalanmamıştı ellerine bıraktığım etim.
inanıyormusun,
her şey güzel olacak mı?
-
olmuyor,
adımı almıyor bağlantı.

Murat Özhan dedi ki...

Merhaba nihal,

Yalnızlığa bir övgü! gibi geldi bu şiir bana.

Octavio Paz 'Yalnızlık Dolambacı' kitabında ''Yalnızlık, insan duygusunun en derindeki gerçeğidir. Yalnız olduğunu bilen ve bir başkasını arayan tek varlık insandır.'' derken çok önemli bir tespit yapar yalnızlığa dair. Şöyle devam eder: ''İnsan özlemdir, kavuşmak için bir aranıştır. Bu yüzden, kendi varlığını tanır tanımaz kişi, bir eş ya da arkadaştan yoksun olduğunu anlar, yalnızlığının bilincine varır.''

Bana kalırsa, şiirin en güzel dizeleri
dünyanın dönüş hızıyla kapanırken gözlerim
bulutlar siliniyor /mahşere doğru


Sevgilerle...

nehiro dedi ki...

teşekkürler volkan kemal...

nehiro dedi ki...

adsız demiyorum...sen kırlangıç sın ama neden çıkmıyor adın onu anlamadım:(((

parçalanan etler bir yumak
sonsuzlukta.
inanmamak mümkün mü
evet her şey güzel olacak.
olmalı...
diyor teşekkür ediyorum...

nehiro dedi ki...

merhaba murat
sanırım doğru tespit...
yalnızlığı övmezsek nasıl katlanırız ona:))
bir çok şiirimin ana konusu vaya gizli konusu aslında ve Octavio Paz'ın tespitleri ise çok yerinde...teşekkürler
sevgi her zaman...

parka dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.