Blog Listem

10 Kasım 2011 Perşembe

bekle


                                           Bekle



İnsanlar inanmadan yaşayamazlar, hele ki ben tüm ilişkilerini güven üzerine kuran ben, biraz akıllı, biraz zeki, biraz aptal, çokça saf ben…
Ondandır büyük bir aşkla kucaklayışım hayatı ve seni…
Ondandır yolları, şehirleri, evleri, gökyüzünü, yıldızları, düşleri, sonbaharları sevişim, kırmızı yaprakları toplayışım ondandır…


Ve işte bir yanım kırık, boş ve öfkeli…
Umursamadan yaşanmıyor dostum…
Sıcak uykulardan içi yanarak kalkıp, ıssız, kör, hain sessizliğe bürünmüş karanlık gecelerde, solum umut sağım ölü dolaşıyorum odalarda…
Kedim peşimde seziyor bendeki yokluğu! Sessiz… Komşunun köpek havlıyor durmadan, attığım her adımda!


Hayır! Korkmuyorum artık içimde yaşadığımın, dışımıza göre çok daha büyük olduğunu biliyorum…
Birazdan dışarıda hareket başlayacak, ışıklar sönecek, arabalar geçecek…
Hayat yeniden başlayacak…
Ve…
Kızan coşan, ağlayan, bakan, görmeyen, seven, sevilmeyen, sevişen, utanan, büyüyen, küçülen, yalan söyleyen, doğruda kaybolan insanları yaratacak…


Ben kendimi kendime bırakacağım. İşe gideceğim, yüzüme bir gülümseme yerleştireceğim, Sayfalar çevireceğim. Kim bilir belki bir iki satır şiir karalayacağım ve birbirimize aldırmadan saatler yaşacağız…
Bunlar an’ lar olacak. Yaşanan ancak istenildiğinde, ancak anlatılacak birer an’ı.
İster mavi rengindeki, ister siyah, ister kötü, ister iyi. Fark etmeyecek ve yaşayacağız…
Biri bağıracak uzaklardan, bir uçak geçecek yukarıdan, biri ölecek. Kim bilir nerde?
Birileri tartışacak, biri evlenecek on sekizinde… Duracak mı? Hayat


Hayır ben duracağım… Başım ister istemez ağrıyacak. Özlem içimi yakacak. İlaç içeyim diyeceğim. Sonra hayır içmeyim! Zararı dokunur…
Kalkıp bir kahve yapacağım, ağrıdan kapanan gözlerimi açsın diye. Ama olmayacak
Ne bileyim, olacak bekli de. Bir an için kendime geleceğim…
Ölüm için ağlamak ne kadar faydasız ve boş ise gene de o duyguyu yaşayacağım…


Niçin ölüm? Soracağım…
İşte yalnızlık! Hoş geldin diyeceğim. Ama konuşacağım susmak yok…
Bu ertelemeler, bu kaçınmalar içimi körleştirmesin benim de.
İnadına yaşam diyeceğim. Çok kereler kaçmak istesem de, ondan ve böyle anlardan…
Kaçarsam da ne olacağını, ne yapacağımı bilemesem de…
Bırakmayacağım temiz bir sayfa açmalı derler ya tam da ondan işte!
Gördüğüm karşıma çıkan her kişiye temiz bir sayfa ve yeni bir kalem vereceğim
Başlayın artık diyeceğim. Başlayın bir yerlerden… Lütfen! Yazın diyeceğim çizin!


Benim sabrım nereye kadar besleyecek düşlerimi…
Ve sen kimsin bilmiyorum ama… Bildiğim tek şey yanımda olacaksın…
Çocukluğun soğuk gecelerinden, yaşadıklarımızdan öğrendiğimiz bir şey var ‘a doğru sevgimiz bitkin düşecek öpülmekten…
Bekle diyeceğim bekle!
“Mutluluğun resmi” bekle!


9/kasım/2011 gecesi… saat 05:45

4 yorum:

Murat Özhan dedi ki...

İnadına yaşamak! İnadına yaşamak! İnadına yaşamak!

Yaşam ve umuttur insanın pusulası. Bu pusula şaşmaya görsün, insanın bu zaman ve mekandaki varlığı da sorgulanır hale gelir vesselam.

Yeniden ve ısrarla: Umudun olsun!

Rotamız, her daim yalancı gözlerden öteye olsun...

nehiro dedi ki...

))) senin bu yeniden ve ısrarla umut deyişlerin...
var ya insana en umutsuz anlarda bile umut aşılıyor murat sağolasın!
zaten o güzelim sarı saçlı umut olmasa bu dünya çekilirmi?
ve inan en umutsuz, en çaresiz anlarda bile aslında içimin en güze4l sokakları umut dolu....
bir gün der, bir gün!
sevgiler....

Tolga dedi ki...

an'da yaşayan insanın idealleri uğruna kahramanlığa sığınmadan mücadelesi olmalı ölene kadar hem de.

güneş sıcaktır,insan daha sıcak:)

sevgiyle.
tolga

Ebru dedi ki...

İş ne zaman dönüp dolaşıp bir yerlerinden ölüme geliyor elim kolum tutmaz oluyor. Saklandığı yerde unutulan çocuk yanımla kala kalıyorum:(