Blog Listem

22 Kasım 2008 Cumartesi

Çağrı




Bir menekşenin duasıyla uyanırken gün
Bilyelerin içindeki renklere benziyor hala gözlerin”
Güne başlarken karşılaşılabilecek en güzel cümleler herhalde…

İçimdeki sıkıntının kalbimdeki ağırlığın çözümü mü ne…
Gözlerim korkak çocuklar gibi bakıyor bu gün…
Şairin deyişiyle uçurtmasının ipini elinden kaçırmış çocuk gibi sesim!...
Hâlbuki yağmur damlaları saydamlığında her şey ortada…
Korkumu bu…
Yoksa güpegündüz, ışıldayan yıldızların çağrısımı…
Korkulurmu hiç,
bu yürek o yıldızları taşırken...

8 yorum:

kırlangıç dedi ki...

gelmeyişler biriktirdim buraya da, çok geliş borcum olmuş...
bu günüde yazın deftere, kendime geldiğimde ödeyeceğim.

atesinsesi dedi ki...

insan kendi kalbinin başkentine beyaz lilyum çiçeklerinden yapılmış kocaman taklarla girmek istiyor çoğu zaman
oysa görüyorsun günlerce gecelerce haftalarca aylarca yağmakta yağmur.

nehiro dedi ki...

Sevgili Ali babacığım sağol güzel düşüncelerin için...
Ben sadece bir yorumumu yazdım...
birde kendimde ki karmaşıklığı düzlemeye çalıştım...
Malum bizler devamlı çelişkilerle karmaşıklarla boğuşan insanlarız...
yazı ya da resim başka türlü çıkmıyor ortaya...
ellerinden öpüyorum...Ali babacığım sevgi ve sağlıcakla kal...

nehiro dedi ki...

Kısa sürede kendine gelmen dileğiyle...
sevgiler yolluyorum kırlangıç...
Gelmeyişler her gelişten sonra kolayca unutulur...

nehiro dedi ki...

Sevgili ateşin sesi yağmurdan sonra açan güneş her zaman olacaktır...
Ve de çıkan gökkuşağı...
yeterki içimizdeki umut çiçekleri ölmesin...
sevgiyle

Aziz DOSTUM dedi ki...

Hayat ve hayatın sana sunduğu arkadaşlarının bu vurdum duymazlığı, vefasızlığı çok zoruna gidiyor. Çünkü beklentin fazla, olduğundan yüksek tepelere çıkarmışsın. Benimse birtek senden beklentim fazlaydı allah razı olsun yanıltmadın beni. Yanımızda bulunan diğer biblolar diyorum, çünkü o kişilerin hepsi bir yalandan ibaretti. Hikayenin günlük yaşanması gereken yan rolleri, ne girişte varlar ne de muhteşem bir finalde olacaklar. Yazılmış senaryoyu ellerinden geldiği kadar oynadılar ve rol bitti. Onlar tükendi sen ve ben firar ettik. Onlara öfkelenmişken, arkadaş özlemiyle yanıp kavrulmaktan yorulduk.

Ama sen hala maziden dem vuruyor unutamadıkların için her sokak başına bir damla gözyaşı bırakıyorsun. "Öyle bir sevgiyle gel ki bana, vazgeçmem mümkün olmasın. Güneşin saçlarına tutun ve bir yıldız kopar gökyüzünden."

Gene şairane konuştun diyorum ama bu dilin değilmiydi? "Ben ne yaptığımı bilmiyorum ama seni mutlu edebildiysem, bir buse gönlüne koyup yüzüne tebessüm yerleştirebildiysem ne mutlu bana" dedirten.

Unutmayacağımız ve unutturamayacağımız bir hayatı, herkese hak ettiği değeri vererek bir hayalin arkasından yaşamadık mı?

Kusura bakmayın yazınızı okuyunca bir anda bu satırlar döküldü zihnimden. Bloğunuzu kirlettiğim için affınıza mazhar olmak isterim.Lakin yorum sayfanızda bu yazı dünyaya gelince bloğunuza vefalı davranmak adına sizinle de paylaşmak istedim.

nehiro dedi ki...

karizma hoşgeldin...
benim yorum sayfalarım her zaman yeni doğumlara hazırlıklıdır ve bir çok ilklere sahnedir...Paylaşımın için çok teşekkür ederim...
"Ne kadar duygusal bir yazı öyle...
güneşin saçlarına tutun ve bir yıldız kopar gökyüzünden"
Biliyormusun en sık yaptığım şeylerden biridir...ve şu anda biraz önce,önceden kopardığım yıldızları tek tek saldım yeniden gökyüzüne...
gece gündüz parlasınlar diye...

Aziz DOSTUM dedi ki...

Yıldızlar da insanlar gibidir ama bizler gibi gündüz yaşayıp gece bir yerlerde kaybolmazlar. Onlar cazibesiyle gece herkesin beğenisini kazanır gündüzde kabuğuna çekilip yaralarını tedavi etmeye çabalar.