
İzin verilenler....
“Duygu birliğinin yeniden doğduğu yerde yaşam yeniden başlar.”
Ama hangi duygu birliği?
Hangi yaşam- yeniden başlayan?
Yaşamın yeniden başlaması, yeniden doğuş, ve sonsuzluk kavramlarını gündeme getirir, ki
Bu da insanın kavramlarla başı hoş olmasını gerektirir.
Ama hangi duygu birliği?
Hangi yaşam- yeniden başlayan?
Yaşamın yeniden başlaması, yeniden doğuş, ve sonsuzluk kavramlarını gündeme getirir, ki
Bu da insanın kavramlarla başı hoş olmasını gerektirir.
O Yalnızca, acının sevince, yalnızlığın birlikteliğe, gecenin gündüze dönüşmesini istemektedir.
Ki içindeki ıssızlık biraz daha derinleşsin...
Derinleşip kendini de ıssızlaştırsın.
Belki bu istekle...
Ki içindeki ıssızlık biraz daha derinleşsin...
Derinleşip kendini de ıssızlaştırsın.
Belki bu istekle...
yıldızlı gecelerin resmini yapmak cesaretini gösterebilir.
Sözünü ettiği duygu birliğini de...
Sözünü ettiği duygu birliğini de...
yeniden başlayan yaşamı da...
yalnızca resimlerini yaratırken yaşamış olmasın sakın…
Hayatımızdan daha uzun sürmez acılarımız...
Ne de yalnızlığımız…
Yıldızların ışığını görmektir önemlisi...
Hele gecenin de bir güneşi olduğunu bilenler için...
Nietzsche 1889’un bir günü şöyle bir not düşmüştür: “Elveda, bana izin verilenlerden ötesini gördüm”
Ben ne diyebilirim. “Günaydın, bana izin verilenleri görmeye çalışıyorum”
Yıldızların ışığını görmektir önemlisi...
Hele gecenin de bir güneşi olduğunu bilenler için...
Nietzsche 1889’un bir günü şöyle bir not düşmüştür: “Elveda, bana izin verilenlerden ötesini gördüm”
Ben ne diyebilirim. “Günaydın, bana izin verilenleri görmeye çalışıyorum”
Eser: Van Gogh
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder