Blog Listem

31 Mart 2009 Salı

bahar




Bahar izin istemez

Kimi düşler, zamansız mevsimler içinde sevdanın yerini alır.
Duygular insan yüreğinin kıvrımlarında anlamsız yakarışların soluğuyla hareketlenir.
Bahar gelmek için kimseden izin istemez ne de olsa.

Nisan Baharın müjdecisidir.
Nisan bir şarkıdır.
Nisan bir kavgadır,
Yağmurla güneşin kavgası
Nisan tutkudur.
Nisan heyecan, hüzün ve mutluluktur.

Yüzlerini güneşe döndüren çiçekleri, büyük bir yarışla patlayan ağaçları, neredeyse boşlukta kalan uçurum kıyıları ile bir izdüşümünü yaratır doğaya.

Aşkın, sevginin baharla birlikte anılması bir tesadüf değildir tabii. Aşkta, baharda insanda benzer duygular yaratır
Rüzgarın tuzu, çiçeklerin kokusu, güneşin canlılığı ve parlaklığı var hayatta…
Baharın habercisi papatyalar sarmış her tarafı, yol kenarlarında, beyaz deniz köpükleri gibi duruyor, yeşil çimenlerin üstünde.

Sabah çimenler çiyden ürpererek uyanıyor bahçemde; sonra güneşle oynaşıp tütsülenmiş gibi buğulanıyor. Badem ağaçları salkım saçak çiçek...
Kavaklar kıpır kıpır, ıslık ıslığa meltem...
Kırda dayanılmaz bir kekik kokusu, toprakta türlü çeşit börtü böcek...
Hep baharı takip ederek dünyayı gezen bir gezgin gibi içimizdeki eski baharları mı ararız?
Yoksa gelen bahara yüreğimizi açıp, hoşgeldin mi deriz?


Mitoloji de ki Narcissusu’u bilirsiniz; Öyle heybetli ve güzelmiş ki, bakmaya dayanamazmış kendine...
Gün boyu ayna karşısına geçip kara gözlerini, incecik burnunu, dar kalçalarını, kıvırcık saçlarını seyredermiş hayran, hayran...
Bir gün ırmak kenarında gezinirken, sudaki yansımasına ilişmiş gözü. Uzanıp, iyice bakmak istemiş. Tam gördüğünde kendisini, dengesini kaybedip düşüvermiş ırmağa, kapılıp gitmiş suya... Yeryüzünün en güzel insanının öldüğünü duyan Tanrı, unutulmaması için O’nu her bahar açan güzel kokulu bir çiçeğe dönüştürmüş, Narcissus, nergis olmuş.
Taze bir nergis verin bugün sevgilinize... Ya da kendinize...
Gözlerindeki ırmağa baktığınızda kendinizi göreceksiniz; dikkat edin de hayran olup düşmeyin...
Düşüp bahar kokulu bir çiçeğe dönüşmeyin...
Sonra da, nerede baharsa mevsim, rotasını oraya çevirip içinizdeki eski baharlara koşan bir gezgin gibi“Bahar getirdim sana” deyin.
Baharın elinizde ve yüreğinizde olduğunu unutmadan...

Bu güzel bahar günlerinde Toplumun ortasından ekranlara, insan fotoğraflarına bakmaya çalışmak.
İçi boşaltılan kavramların gerçek anlamlarını, düşüncede ifade özgürlüğüyle, ülkenin farklı renklerini yansıtırken farklı resimler çizmek.
Bazen Yunus’ça,
Bazen çağdaş ozanlar gibi.
Doğruluğun, dürüst olmanın simgesiyle, sanatın sevgi ve özgürlükle insanı aştığı her yerde coşturan tiyatroda, düşündüren resimde, uçuşan balerinin adımlarında yüreğinizde hep o çizimlerin izdüşümlerini görmek…
Birçoklarının gülüp geçeceği minik duyarlılıklardan volkanik bir dünya yaratabiliyorsanız ne mutlu size.
İnsanın geleceğe ilişkin düşlerini yok etmek onun her şeyini elinden almaktır.
Düşleri yok edilmiş insan köleleşmiş zavallılaştırılmıştır.
Düşlerinizden ve sanattan uzaklaşmayın sakın bu arada yaşamdan da!...
Hani insanın içi sıkılır, hiçbir şeyin avutamadığı zaman gelir ya… İşte öyle zamanlarda, sanattan medet umun, güzel bir şiir belki o anki sıkıntınızı uçurup yok edecektir çoğu zaman.

“Neyi arıyorsan sen, O’sundur” der Mevlana...
Zulmün peşindeysen zalimsin, aşkı arıyorsan aşık...
Aradığımız hep güzellikler olsun, doğruluk ve dürüstlükle birlikte...

15 yorum:

Adsız dedi ki...

Nisan ayların en zalimidir sevgili Nehir?

Yaşayan bilir.. Nisan da doğmak gibisi!

33. baharımı göreceğim..

Selam ve dostlukla

khaos dedi ki...

Nehir..
Harika bir yazı yine.. Çok güzel:)

Bugün hava ne güzeldi değilmi şehrimizde:))

Bahar güzel..

Olhayat dedi ki...

Yine şiir tadında bir metin okudum, damarlarımıza umut zerk eden..

Yalnız,şu cümlende Nihal;
"Düşlerinizden ve sanattan uzaklaşmayın sakın bu arada yaşamdan da!..." derken yaşamın sanki ikinci plana atılmış olduğu izlenimi edindim.

Oysaki, sanatın da düşlerin de kaynağı hep yaşam değil midir? Yaşam değil midir aslolan sevgili Nihal?
"Yaşadığımız" ayrılıklar yahut birliktelikler toplamı değil midir bizi yazmaya(sanat icra etmeye) iten?
Bir başka açıdan(yaşamın tam ortasından bir örnek), açlık hali içre bir insanın sanatta ne kadar söz sahibi olmasını bekleyebiliriz ki?

Bakışlarımızı her daim yaşamsal olana çevirdikçe, gözbebeklerimizde yaşamın o devingen, parlak, yaratıcı ışığı hep parıldayacaktır. Bundan emin ol Nihal.

Sevgi her daim..

MAVİ UMUT dedi ki...

Yorumunuzda ciddimisiniz.:) Bunlar hiç marifet gibi gelmiyor bana..:) Sanırım ne olursan ol çakışmak çok önemli, illa yol ayrımları oluyor, herşey olsa elektrik olmuyor, o zamanda bunların olması işe yaramıyor ne sizde ne karşı tarafta, ve daha başka detay gibi gözüken ama önemli şeyler de var tabiki..

MAVİ UMUT dedi ki...

sisçiçekleri blogunuzda yorum yapılamıyormu benmi beceremedim:?

nehiro dedi ki...

uzağa giden kadın en uzak nisanlarda en büyük mutluluklar size

nehiro dedi ki...

dijital kelebek,
Haklısın ama İzmir her zaman güzel...
Bahar sa izin istemediğinden daha da güzel

nehiro dedi ki...

Murat,
Umut her zaman bizle olmalı ki ezberler bozulabilsin...
o izlenimi yanlış edinmiş olabilirsin biliyorsun yaşamı geriye atmak olanaksız hele sen varken:))
Senin gibi yaşamın ve eylemin hep yanında olan birisine mümkünmü...
Tabii ki yaşam aslolan...Ve yaşadıklarımız bizi yazmaya çizmeye hatta bas bas bağırmaya iten...
sevgimle...

MAVİ UMUT dedi ki...

Haklısınız. Herşey önce en güzel böğürtleni seçmekle başlıyor..yani görsellikle. Ama hayatı paylaşmak bambaşka birşey, anlamak, değer vermek, uyum içinde, saygı ve sevgi olan bir paylaşım..işte sonrasında başarılması gerekenler..

nehiro dedi ki...

Ufuk çizgisi, sis çiçekleri bloğu benim değil, çok değerli bir başka arkadaşın...Evet yorum hanesi kapalı ama mail ile yorumunu gönderirsen ve adresini yazarsan eminim çok sevinerek cevap yazacaktır.
sevgiler...

MAVİ UMUT dedi ki...

Sevgili Nehiro, İnanın bana anlamayana, görmeyene, emekte verseniz ne verseniz işe yaramıyor. İlişkilerde özen, özveri, emek olmazsa olmaz şeyler, fakat karşılıklı olunca anlamı oluyor çok şeyde olduğu gibi.
Teşekkür ederim.

MAVİANNE dedi ki...

merhabalar
ne güzel bir müzik ne güzel bir blog
sevindim buraya geldiğime
sevgiler

Adsız dedi ki...

daldaki yaprağa
vızıldayan arıya
mavi masmavi denizdeki kırlancıçlara
aşkı müjdeliyor bahar çiçek çiçek...

nasılsın der ateş?

nehiro dedi ki...

teşekkürler mavianne
her zaman bekleriz...
sevgiler karşılıklı

nehiro dedi ki...

Teşekkürler der su...
Ateşin üstüne akmak ister
Ama bilirki...
damlalar ateşi alevlendirir...
Akması ise söndürür...
Kalır öylece.

nasılsın der ateş deyince böylesi sözler çıktı tuşlardan...Ama kim olduğunuzu bilem teşekkür ederdim...