sonra yağmura bırakıyorum adını
say ki adın bir japon feneridir
bir çocuğun suya bıraktığı,
karanlığı turuncuya boyamak için...
rüyaya vuruyorum kendimimavi mavi kanıyor gece
kınsız bir bıçak gibi çırılçıplak ve arsızım
bir daha vuruyorum
bir daha
sen olup akıyor içime hece hece...
saçlarını özlediğimi anlıyorum
elimi uzatıp altın başaklı tarlaları okşuyorum
kehribar rengine boyanıyor ellerim
çatlamış dudaklarıma sürüyorum
nasılda susamışım
nasıl!
eflatun yelkenli gemiler geçiyor gecemden
hepsinin pruvasında sen
/sahi,
biz kaç buzulu sulara gömüpde geldik buralara?/
o
ufacık iskele benmişim meğer
kollarımı açıyorum açabildiğimce
yunusların yaralarını öpüyor dudaklarım
mora kesiyor
sen
bana geliyorsun...
-
gece dolu dizgin koşuyor
deli taylar gibi
nefes nefese kalıyor bedenim yokluğunda
tuzaklar kuruyorum sabahına
sabahlarına
çiçeklerden...
-
bekle
bir gece ayışığıyla birlikte süzülüp
pencerenden içeri
ılık bir şarkı gibi...
-
susamışım
su gibi bekle...
-
simurg
3 yorum:
simurg orada şiir yazmıyorsun sanmıştım. ama görüyorumki en güzel şiirler dökülüyor kaleminden harika gerçekten,şiirlerin sakın hiç bitmesin...
çiçekler dökülmüş
yollara...
gelecekmişin gibi,
rüzgar çıkmış hafiften
nefesin gibi,
güneş ılıklaşmış
ellerin gibi....
bu da benden...
Simurg'un ve sizin şiirleriniz gerçekten olağanüstü derinlikte ve
gece okunduğunda daha başka türlü bir
insanı uzaklara götürücü...bütün paylaşımlar için teşekkürler dostum.
çok teşekkür ederiz mehmet bey; sağolun beğenileriniz için...
bizde size dostlukla, sevgi gönderiyoruz...
Yorum Gönder